ZUHAR Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

ZUHAR kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

ZUHAR: Ok yeleği. Kanat yeleği.

Sponsorlu Bağlantılar

ZUHAR ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • PER-AVER: f. Kanat açan, kanat açıcı. Keskin uçan. Devamını Oku

  • KUZAZAT: Ok yeleği kırpıntısı. * Altın parçaları. Devamını Oku

  • SEBİBE: (C.: Sebâib) Atın alın kılı, yele ve kuyruğu. * İnce keten bezi parçası. Devamını Oku

  • HULB: Domuz kılı. Kalın kıl. Yele kılı. * Kıldan yapılmış kalem, kıl fırça. Devamını Oku

  • IFA': Devekuşunun yeleği. * Devenin yükünün çok olması. Devamını Oku

  • MİNCAB: Zayıf kimse. * Yeleği ve temreni olmayan ok. Devamını Oku

  • MÜKÂYELE: (Mükâyelet) Bir kimsenin davranışına aynıyla karşılık verme. * Ölçülmek. Devamını Oku

  • BAL-GÜŞÂ: f. Kanat açan, uçan. Devamını Oku

  • PER: f. Kanat. Devamını Oku

  • SEBİH: Kuş yeleğinin kopup düşeni. * Pamuk ve yün atıldıktan so a dürüp eğirmek için koydukları bez parçası. Devamını Oku

  • PER-GÜŞA: f. Kanat açıcı, uçucu. * Keskin uçucu. Devamını Oku

  • BALZEN: f. Kanat vuran. Uçan. Devamını Oku

  • KANATİR: (Kantar. C.) Kantarlar. Devamını Oku

  • YELE: f. Kuvvetle saldıran. * Otlağa salınmış hayvan sürüsü. * Koşan, koşucu, seğirten. * Bazı hayvanların ensesindeki kıllar. Devamını Oku

  • TASFİK: (C.: Tasfikat) Kanat çırpma. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar