Zİ’B-İ YUSUF Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Zİ’B-İ YUSUF kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

Zİ'B-İ YUSUF: Kabahati ve suçu olmadığı halde suçlandırılan kimse.

Sponsorlu Bağlantılar

Zİ’B-İ YUSUF ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MEDRESE-İ YUSUFİYE: Hz. Yusuf’un (A.S.) iftira, haksızlık ve zulüm ile hapiste kalmasından kinâye olarak, İmân ve Kur’an hizmetinden dolayı tevkif edilenlerin hapsedildiği yere verilen isim. Devamını Oku

  • YUSUF (A.S.): Hz. Yakub’un (A.S.) oniki oğlundan en küçüğü idi. Babası kendisini çok severdi. Gördüğü bir rüyayı babası tabir ederek peygamber olacağını ve bütün kardeşlerinin kendisine itaat edeceklerini söyledi. Kardeşleri kendisini kıskandıkları için bir hile ile izini kaybetmek istediler ve bir kuyuya attılar. Oradan Mısır’a giden kervancılar aldılar. Mısır’da köle diye sattılar. Sarayda Mısır Maliye Devamını Oku

  • YUSUF SURESİ: Kur’an-ı Kerim’in 12. suresidir. Mekkîdir. Devamını Oku

  • ÇÂH-I YUSUF: Hz. Yusufun (A.S.) kardeşleri tarafından atılmış olduğu kuyu. Devamını Oku

  • İMAM-I EBU YUSUF: (Hi: 113-182) İmam-ı A’zam’ın fıkha dair eserlerini te’lif etmiştir. Fıkıh sahasının büyük imamlarındandır. Dedesi Sahabe-i Kiramdan Sa’d’dır. (R.A.) İmam-ı Muhammed’le ikisine Fıkıh kitablarında “İmameyn” denir. (K.S.) Devamını Oku

  • HASM-I CA’LÎ: Huk: Hakikatta hasım olmadığı halde, hasım imiş gibi hâkim önünde husumeti kabul eden kimse. Devamını Oku

  • HÜKM-İ GIYABÎ: Huk: Taraflardan biri hazır olmadığı halde verilen hüküm. Devamını Oku

  • İCAZ-I HASR: Lafzan hiçbir hazf olmadığı halde, ibârenin mânaca zengin olmasıdır. Devamını Oku

  • AFAZÎ: Fr. Tıb: Organlarda bir işleme bozukluğu olmadığı halde, fikri kelime ile anlatamamak hâli. Devamını Oku

  • İCAZET-İ LÂHİKA: Bir kimsenin önce izni olmadığı halde, yapıldıktan so a bir şeyi tasdik edip kabul etmesi. Devamını Oku

  • MÜTEKAVVİLÎN: (Mütekavvil. C.) (Kavl. den) Mecbur olmadığı halde kendiliğinden yalan söyleyenler. Devamını Oku

  • HEBENNEKA: Ahmaklığı darb-ı mesel olmuş bir kimsedir. * Mc: Zeki ve becerikli olmadığı halde kendini öyle sanan. Devamını Oku

  • TENCİZ: Sona erdirme. Sonuçlandırma, neticelendirme. * Sözünü yerine getirme. Devamını Oku

  • RİND: f. Kalender. Aldırışsız, dünya işlerini hoş gören. * Laübali meşreb feylesof. * Bâtını irfan ile müzeyyen olduğu halde zâhiri sâde görünen hakîm. Dış görünüşü laübali olduğu halde, aslında kâmil olan kimse. Devamını Oku

  • FUZULÎ: Fazladan olup boşu boşuna söylenen söz. İşe yaramayan. Boşu boşuna. * Boşboğaz. Ahmak. Vazifesinden hariç lüzumsuz şeye teşebbüs eden. * Haksız olarak fiile çıkarılan iş. * Fık: Şer’î izin olmadığı halde diğer bir kimsenin hakkında tasarruf eden kimse. * Büyük bir şâir ismidir. Türk Divan Edebiyatı’nın birçok sahalarında kuvvetli te’sir ve nüfuz sâhibi olan Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar