ZIAR Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

ZIAR kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

ZIAR: Devenin ağzını bağlamak.

Sponsorlu Bağlantılar

ZIAR ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • TA’KİL: Devenin ayağına ip takıp bağlamak. Devamını Oku

  • KA’M: (C.: Kiâm) Devenin ağzını bağladıkları şey. * İçinde silah saklanan kap. * Bağlamak. * Öpmek. Devamını Oku

  • RABT: Bağlamak, bitiştirmek, bir şeye bağlamak. * Nizam vermek, intizam bulmak. * Gr: Cümleleri lüzumlu edatlarla birbirine bağlamak. Devamını Oku

  • AKS: (C.: Ukus) Hilâf, muhâlif, zıd, ters. * Gölge gibi şeylerin bir yerde eser peydâ etmesi. Sesin veya ışık gibi şeylerin bir yere çarparak geri dönmesi. * Döndürmek. * Bir şeyin evvelini ahir ve âhirini evvel yapmak. * Devenin yularının ucunu ayağına bağlamak. Devamını Oku

  • SEAF: Devenin ağzında olan bir hastalıktır ve burnunun ve gözlerinin kılları dökülür. O devenin erkeğine esaf, dişisine nâfâ denir. * Tırnağın çevresinin kopup ayrılması. Devamını Oku

  • RECMETMEK: Taşlamak, taşlamak suretiyle öldürmek. * Mc: Aleyhte konuşmak. Devamını Oku

  • TELKİH: İlkah etmek. Aşılamak. * Aşı. * Cinsinin üremesini sağlamak. Devamını Oku

  • MECR: Bir nesneyi devenin karnındaki yavrusuna bey’etmek. Devenin karınındaki yavrusunu bir malla değiştirmek. * Çokluk asker. * Akıl. Devamını Oku

  • İSTİNAF: Baştan başlamak. Yeniden başlamak. * Gr: Sözün başlangıcı. * Huk: Dâvâ Mahkemesinin verdiği hükmü beğenmeyip bozulmasını daha üst mahkemeden istemek. Dâvâ mahkemeleri ile Temyiz Mahkemesi arasındaki bir derece yüksek mahkemeye verilen isim. Devamını Oku

  • ITRÎH: Devenin hörgücü. Devamını Oku

  • CÜBAB: Devenin sütünün üstüne gelen köpüğü. Devamını Oku

  • HÖRGÜÇ: Devenin sırtındaki tümsek. Devamını Oku

  • İCTİRAZ: Devenin geviş getirmesi. Devamını Oku

  • EBİL: Devenin hâllerinden anlıyan kimse. Devamını Oku

  • NÜHZA: Devenin göğsünde olan bir hastalık. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar