ZEVAL-İ ELEM Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

ZEVAL-İ ELEM kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

ZEVAL-İ ELEM: Elemin sona ermesi.(Zeval-i elem lezzet olduğu gibi, zeval-i lezzet dahi elemdir. S.)

ZEVAL-İ ELEM ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ZEVAL-İ LEZZET: Lezzetin bitmesi, lezzetin sona ermesi. Devamını Oku

  • VAKT-İ ZEVAL: Güneşin tam ortada, bize göre doğu ve batı ortasında bulunduğu ve gölgenin gündüzde en kısa olduğu zaman. Zeval vakti. Devamını Oku

  • LÂZEVAL: Zevalsiz. Sonu gelmez. Zeval bulmaz. Devamını Oku

  • BÎ-ZEVAL: f. Zevâlsiz, sona ermez, bitmez, tükenmez. Devamını Oku

  • ZEVAL: Zâil olma, sona erme. * Gitmek. Yerinden ayrılıp gitmek. * Güneşin tam ortada gibi, baş ucunda bulunduğu zaman. * Güneşin nısf-ı nehar dairesinden batmaya doğru dönmesi. Seyrinin sonuna yaklaşması.(Gafletten kurtulan evvelki adam, o şedit şefkatin elemine karşı ulvi bir tiryak bulur ki; acıdığı bütün zihayatların mevt ve zevâlinde bir Zât-ı Bâki’nin bâki esmasının daimî Devamını Oku

  • KABL-EZ ZEVAL: Öğleden önce. Devamını Oku

  • FEY-İ ZEVAL: Güneşin garba doğru dönmesinin başlaması, Güneş tam ortada gibiyken yerde dikili olan şeylerin gölgeleri batıdan doğuya dönüp kısalmakta son bulduğu zamandır. Bundan so a öğle namazı vakti başlar. Devamını Oku

  • ZEVALÎ: Zevale mensub, zevale ait ve müteallik. * Çok yaşlı. Devamını Oku

  • SERİ-ÜZ ZEVAL: Devamsız, çabuk giden. * Çabuk ölen. * Dünyanın hali. Devamını Oku

  • ELEM-NÜMUD: Elem gösteren, elemli. Devamını Oku

  • ELEM-NAK: Elem verici. Devamını Oku

  • ELEM: Ağrı. Acı. Keder. Sancı. Dert. Gam. Kaygı.(Ey arkadaş! Bütün lezzetler imanda olduğu gibi, bütün elemler de dalâlettedir. Bunun izahı ise; bir şahıs, kudret-i ezeliye tarafından adem zulümatından şu korkunç dünya sahrasına atılırken gözünü açar, bakar. Bir lütuf beklediği zaman, birdenbire düşmanlar gibi hastalıklar, elemler, belâlar hücum etmeye başlarlar. Bir meded bir yardım için müsterhimane Devamını Oku

  • ELEM-İ DEMBEDEM: Vakit vakit gelen elem. Ara sıra gelen acı. Devamını Oku

  • ELEM-İ YE’S: Ümidsizlik elemi, yeisten gelen sıkıntı. Devamını Oku

  • SAÂDET-İ EBEDİYE: Büyük ve ebedî saâdet. Âhiret saâdeti.(Saâdet-i ebediye iki kısımdır. Birinci ve en birinci kısmı: Allah’ın rızasına, lütfuna, tecellisine, kurbiyetine mazhar olmaktır. İkinci kısmı ise; saâdet-i cismaniyedir. Bunun esasları; mesken, ekl, nikâh olmak üzere üçtür. Ve bu üç esasın derecelerine göre saâdet-i cismaniye tebeddül eder. Ve bu kısım saâdeti ikmal ve itmam eden hulud Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar