ZEKEVAT Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

ZEKEVAT kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

ZEKEVAT: (Zekât. C.) Zekâtlar.

Sponsorlu Bağlantılar

ZEKEVAT ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • KUYUD: (Kayd. C.) Kayıtlar. Resmi muâmelelerin veya her hangi bir şeyin kayıtları, deftere geçirilmeleri, yazılmaları. Devamını Oku

  • MEKTUBAT: Mektublar. Yazılı kâğıtlar. * Bazı meşhur ve mühim kitapların ismi. * Bir yerden başka bir yerdeki şahsa gönderilen yazılı kâğıtlar. * Risale-i Nur Külliyatından bir mecmuanın ismi. Devamını Oku

  • AHŞİGÂN: (Ahşig. C.) Zıtlar. Devamını Oku

  • ABİDAT-I İSLÂMİYE: İslâm medeniyeti anıtları. Devamını Oku

  • KUYUDAT: Kayıtlar. Devamını Oku

  • KUYUDAT: Kayıtlar. Devamını Oku

  • REKEAT: (Rek’at. C.) Rekâtlar. Devamını Oku

  • BENÎ: Oğullar, evlâtlar, çocuklar. (Aslı: Benûn-Benîn) Devamını Oku

  • NEBATÂT: (Nebât. C.) Nebâtlar, bitkiler. Devamını Oku

  • HAVBAVAT: Nefsler. Zâtlar. Devamını Oku

  • KUYUDAT-I ATİKA: Eski kayıtlar. Devamını Oku

  • MERASÎ: (Mersiye. C.) Mersiyeler, ağıtlar. Devamını Oku

  • ENDAD Ü EZDAD: Benzerler ve zıtlar. Devamını Oku

  • NAKZEYN: İki zıt, zıtlar. Birbirine muhalif iki şey. Devamını Oku

  • MUHARRERÂT: Yazılı şeyler. Yazılmış kâğıtlar. Mektuplar. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar