ZEHZEHE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

ZEHZEHE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

ZEHZEHE: "Zehi zehi" demek.

ZEHZEHE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • YA’Nİ: (Yâni) Bundan maksat, demek, demek isteniyor ki. Devamını Oku

  • MÜBÎN: Açık, vâzıh, âşikâr. Ayân kılan, beyan ve izah eden. * Dilediğine doğru yolu gösteren. * Hak ile bâtılın arasını tefrik edip, ayıran. Hakkı hakkınca beyan ve izhar eden.(Mübin, bâne mânasına “ebâne” den beyyin, gayet açık, parlak demek olduğundan, Kitab-ı Mübin i’cazı zâhir olan parlak kitap demek olur ki, murad Kur’andır. Hakkı beyan eden demek Devamını Oku

  • SAGAT: Aslı “sagavet” olup, bir cihete meyil demek olan “sagav” masdarından fiil-i mâzi müfred müennesdir. Muzarisi : “tasgi” gelir. ” Velitasgi ileyh”; söz dinlemek veya dikkat edip kulak vermek, imâle-i guş etmek demek olan ısga da, bundan müştaktır. (E.T.) Devamını Oku

  • AYDIN: Aydınlık. * Açık, âşikâr, açıkça görünen. * Mübârek, mesut. Bilgili, okumuş, görgülü.Bugün bazı çevrelerde batı ilim ve felsefesini tahsil edip benimseyenlere de “aydın” denilmektedir. Aklı gözüne inmiş, yani herşeyi maddi ölçülerle yorumlamaya alışmış, kalbi maddeci felsefe ile kararmış insana aydın demek yanlıştır. Böylelerine “zulmetli münevver” yani kalbi ve aklı kararmış okumuşlar demek daha doğru Devamını Oku

  • KAZİYE-İ MÜMKİNE: Mümkün olan hüküm, kaziyye.(Meselâ: Kim iki rekât namazı filan vakitte kılsa, bir hac kadardır. İşte iki rekât namaz bazı vakitte bir hacca mukabil geldiği hakikattır. Herbir iki rekât namazda bu mâna külliyet ile mümkündür. Demek şu nevideki rivayetler vukuu bilfiil dâimi ve külli değil, zira kabulün madem şartları vardır. Külliyet ve daimilikten çıkar. Devamını Oku

  • GAYB: Gizli olan. Görünmeyen. Belirsiz. * Güman. Hislerle veya akıl ile bilinmeyen şey. (Bak: Ahbar-ı gayb)(Demek Cenab-ı Hakk’ın gayet büyük ve mükemmel bir rahmeti, re’feti ve şefkati, gaybı bildirmemektedir. Bilhassa masum hayvanlar hakkında daha tamdır. Demek sefihane lezzette sen hayvanlara yetişemezsin. Binler derece aşağı düşersin! Çünki, hayvana nisbeten gaybi olan şeyleri senin aklın görüyor. Elemini Devamını Oku

  • EBED: Ebedîlik. Zevalsizlik. Sonu olmamak. (Bak: Beka)Aklın bir hizmetkârı ve tasvircisi olan “kuvve-i hayâliye”ye denilse ki: Sana bir milyon sene ömür ile saltanat-ı dünya verilecek, fakat âhirde mutlaka hiç olacaksın. Tevehhüm aldatmamak, nefis karışmamak şartıyla “Oh” yerine “Ah” diyecek ve teessüf edecek. Demek, en büyük fâni, en küçük bir âlet ve cihazat-ı insaniyeyi doyuramıyor. İşte Devamını Oku

  • ES: Koyuna iys iys demek. Devamını Oku

  • TENAFFUH: şişmek. ” Uf, tüf, ah ve oh” demek. Devamını Oku

  • TE’VİYE: Haz duyup “oh” demek. Devamını Oku

  • HE’HEE: Deveyi yulafına çağırıp hey hey demek. Devamını Oku

  • HEYLELE: “Lâ ilâhe illâllah” demek. Devamını Oku

  • TARHİB: “Merhaba” demek. Devamını Oku

  • TELBİE: “Lebbeyk” demek. Devamını Oku

  • SEBHALE: ” Sübhânallah” demek. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar