ZARURÎ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

ZARURÎ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

ZARURÎ: (Bak: Zaruriyye)

ZARURÎ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ZARURİYYAT: (Zarurî. C.) Mecburi işler. İster istemez olan işler. Devamını Oku

  • GAYR-I ZARURÎ: Zarurî ve mecburî olmayan. Devamını Oku

  • ZARURİYYE: (Zarurî) Mecburî. İster istemez olacak iş. İhtiyarî olmayan, mecburî olan. Devamını Oku

  • İHTİYACAT-I ZARURİYE: Zaruri ihtiyaçlar. (Ev, yeme, içme, yakma, giyinme v.s. gibi) Devamını Oku

  • KAZİYE-İ ZARURİYYE: Man: Tasdikat-ı akliyyeden olmakla zıddı mümkün olamıyacak surette kat’i olan bir nevi kaziyyedir. Devamını Oku

  • MEBADİ-İ ZARURİYYE: Bir hakikat tam bilinmeden önceki isbat edici zaruri emâreler, başlangıçlar, hazırlıklar. (Bak: Hads) Devamını Oku

  • ZARURİYYAT-I NÂŞİE: Bir şeyin kendisinde bulunması zaruri olan ve ondan ayrılması mümkün olmayan ve zâti hassadan meydana gelen zaruretler. Devamını Oku

  • HAVAİC-İ ZARURİYYE: Zaruri ihtiyaçlar. Giderilmesi lüzumlu olan ihtiyaçlar. Devamını Oku

  • MA’LUMAT-I ZARURİYE: Lüzumlu ve zaruri mâlumat. Devamını Oku

  • ZARURİYYAT-I DİNİYYE: İman edilmesi zaruri olan dinin esasları, (Allah Teâlâya, Âhiret gününe, Meleklere, Peygamberlere, Kitaplara ve hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna inanmak.) Devamını Oku

  • İCTİMA-İ ZIDDEYN: İki zıt şeyin bir arada, beraber olması.(Bir şey zâtî olsa onun zıddı o zâta ârız olamaz. Çünkü “ictima-i zıddeyn” olur, o da muhâldir. İşte bu sırra binaen madem Kudret-i İlâhiyye zâtiyedir ve Zât-ı Akdes’in lâzım-ı zarurîsidir. Elbette o kudretin zıddı olan acz, O Zât-ı Kadir’e ârız olması mümkün olmaz. Ş.) Devamını Oku

  • BEDİHİYYAT: (Bedihî. C.) Delil ve isbatına lüzum olmayan sarih ve açık şeyler.(Mister Karlayl yine diyor: “En evvel kulak verilecek sözlerin en lâyıkı Muhammedin (A.S.M.) sözüdür. Çünkü: Hakiki söz onun sözleridir.” Hem yine diyor ki: “Eğer hakikat-ı İslâmiyede şüphe etsen, bedihiyat ve zaruriyat-ı kat’iyyede iştibah edersin. Çünki, en bedihî ve zarurî bir hakikat ise İslâmiyettir.”İşte bu Devamını Oku

  • RIZK: Yiyip içecek şey. Maddi mânevi ihtiyaca lâzım nimet. Allah’ın herkese lütuf ve kısmet ettiği ve bekaya sebeb olan nimet.(Rızk-ı helâl, iktidar ile alınmadığına, belki iftikara binaen verildiğine delil-i kat’i; iktidarsız yavruların hüsn-ü maişeti ve muktedir canavarların dik-ı mâişeti; hem, zekâvetsiz balıkların semizliği ve zekâvetli, hileli tilki ve maymunun derd-i maişetle vücutça zaifliğidir. Demek rızık, Devamını Oku

  • DEVLET: Sınırları belli olan bir memleketin sahibi olan insanların kurduğu siyasî, hukukî, idarî mahiyetteki merkezî teşkilât. Devlet, teşekkül tarzı, takip ettiği esas siyaset, temsil ettiği hâkimiyet ve iktidarın mahiyeti bakımından çeşitlere ayrılır:1- Kapitalist Devlet: İktisadî siyasete, şahsî mülkiyet, şahsî teşebbüs ve serbest rekabete dayanan, iktidar ve hâkimiyetin kapitalist sınıfın elinde bulunduğu devlet şeklidir.2- Sosyalist ve Devamını Oku

  • TERCEME: (Tercüme) Bir sözü bir dilden başka dile çevirmek. Bir lügatı, diğer bilinen lügata çevirerek anlatmak.(“Elhamdülillah” bir Cümle-i Kur’aniyyedir. Bunun en kısa mânası, ilm-i Nahiv ve Beyan kaidelerinin iktiza ettiği şudur: $Yâni: “Ne kadar hamd ve medh varsa, kimden gelse, kime karşı da olsa, ezelden ebede kadar hasdır ve lâyıktır O zât-ı Vâcib-ül-Vücuda ki, ALLAH Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar