ZÂLİM(E) Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

ZÂLİM(E) kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

ZÂLİM(E): Zulmeden, haksızlık eden.

ZÂLİM(E) ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MÜDEMDİM: Azap eden, zulmeden. Devamını Oku

  • GADİR: (A, uzun okunur) Gadreden, fenalık eden, zulmeden, hıyanet eden. Devamını Oku

  • CAİR: Mâni, engel. * Eğri. * Çok, kesîr. * Eziyet eden. Cevreden. Zulmeden. Devamını Oku

  • GADDAR: Kahredici, öldürücü. Ahdine vefâ etmeyip hıyânet eden. Hâin, zâlim, çok zulmeden. Devamını Oku

  • MUTAZALLİM: (C.: Mutazallimîn) (Zulm. den) Kendisine yapılan haksızlık ve zulümden şikâyet eden, sızlanan. Devamını Oku

  • ZÂLİMÛN: (Zâlim. C.) Zulmedenler. Haksızlık edenler. Zâlimler. Devamını Oku

  • CİHAN-SÛZ: f. Cihanı yakan, güneş. * Mc: Çok zulmeden. Devamını Oku

  • İ’TİSAF: Zulüm ve haksızlık etmek. Doğru yoldan ayrılmak. Haksızlık. Devamını Oku

  • BÂZUDİRÂZ: f. Kolu uzun olan. * Nüfuzlu, sözü geçer. * Müdahaleci. * Zâlim, zulmeden. Devamını Oku

  • SAMİTE-İ MEYYİTE: Ses çıkarmayan ölü. * Hareketsiz. * Haksızlıklar karşısında gayrete gelmeyen, ölü gibi sükût eden. Devamını Oku

  • ZALÛM: Çok zulmeden. Çok zâlim. Devamını Oku

  • ZALÛM: Çok zulmeden. Çok zâlim. Devamını Oku

  • MÜHTEZİM: Bir kimsenin malını zorla alıp gasbederek zulmeden. Devamını Oku

  • HAKEM: İki tarafın anlaşmak üzere hükmüne rıza göstermek için seçtikleri kimse. Haklı ve haksızın ayrılmasında aracılık eden. Devamını Oku

  • SİTEM-ÂMİZ: f. Hâin. İnsafsız, haksız. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar