YEBAB Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

YEBAB kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

YEBAB: f. Yıkık, bozuk, harap, virâne.

Sponsorlu Bağlantılar

YEBAB ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • BERBAD: f. Harap. Kötü. Virâne. Bozuk. Perişan. Telef ve helâk olmuş. Devamını Oku

  • BAHSAN: f. Bozuk, soluk. * Salına salına yürüyen. * Kıyafeti bozuk, pejmürde. Devamını Oku

  • DİL-İ VİRAN: Harap gönül, yıkık gönül. Devamını Oku

  • CARİF: Yıkıp harap etmek. Devamını Oku

  • HARÂS-I HARÂB: Harap olmuş değirmen. * Mc: Dünya. Devamını Oku

  • VİRAN: f. Yıkık, harap. * Mc: Kederli, üzgün, gamlı. Devamını Oku

  • DESMERE: (C.: Desâmire) Dağ başında olan harap yıkık kale. Devamını Oku

  • ÜBÜLLE: Basra yakınında bir harap şehir. * Bir miktar hurma. Devamını Oku

  • MAGMUR: Şöhretsiz. Adı sanı silinmiş olan. * Harap. Yıkık. Devamını Oku

  • BERHÂNE: f. Eskiyip harap olmuş konak. Devamını Oku

  • ARÂZİ-İ GAMİRE: Huk: Harap, su baskınına uğramış veya içine henüz çift girmemiş yerler. Devamını Oku

  • GAMİR: Ekilmemiş, terkedilmiş ıssız yer. * Faydalanılmamış şey. * Mamur olmayan harap yer. Devamını Oku

  • BÜLKUT: (C.: Belâki) Bir hurma cinsi. * Ot ve su olmayan harap ve boş yer. * Yalan yere yemin etmek. Devamını Oku

  • TEDAÎ: Birbirini bir iş için davet etmek. * Yıkılıp harap olmak. * Bir şeyi hatıra getirmek. Bir şeyin başka bir şeyi hatıra getirmesi. Çağrışım. Devamını Oku

  • CADİS(E): Viran, harap, yıkık. * Çorak, kurak, işlenmemiş, ekilmemiş toprak, gelir getirmeyen boş arazi. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar