VELVELE-ENDÂZ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

VELVELE-ENDÂZ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

VELVELE-ENDÂZ: f. Gürültü patırtı eden. Gürültücü.

Sponsorlu Bağlantılar

VELVELE-ENDÂZ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • VELVELE-ENGİZ: f. Gürültü koparan, gürültü çıkaran. Devamını Oku

  • VELVELE: Gürültü, patırtı. Birbirine karışık bağrışmalar. Şamata. Devamını Oku

  • GULGUL(E): Bağrışıp çağrışma. Şamata, gürültü. Velvele. * Ağız tarafı dar olan bir kabdan akan suyun çıkardığı ses. Devamını Oku

  • TEVELVÜL: (C.: Tevelvülât) (Velvele. den) Gürültü patırdı etme. Devamını Oku

  • MÜTECAVİZ: (Cevâz. dan) Hücum eden, tecüvüz eden. Haddi aşan, geçen. * Sataşan, saldıran. * Sarkıntılık eden. * Çok, fazla. Devamını Oku

  • MÜTTEHİZ: Alan, ittihaz eden, kabul eden, nefsine alıp kabul eden. Devamını Oku

  • MU’TERİZ: İtiraz eden. Kabul etmeyen. Bir şeyi beğenmeyip bozulmasını isteyen, aksini iddia eden. Devamını Oku

  • MUAHİZ: (Ahz. den) Çekiştiren, muâheze eden. Tenkid edip itiraz eden. Devamını Oku

  • NESAKSÂZ: f. Tertib eden, düzenliyen, tanzim eden, düzen veren. Devamını Oku

  • MU’RİZ: İ’raz eden. Yüz çeviren. Başka tarafa dönen. Ta’riz eden. Dokunaklı konuşan. Devamını Oku

  • KAMIH: Kam’ eden, ezip kıran, mahveden, perişan eden. Kahreden, yok eden. Alçaltan, zelil eden. Devamını Oku

  • MÜTEMERRİD: İnatçı, ısrar eden, dik kafalılık eden. Kibirlilik eden.(Dine muhalif felsefeden tam ders alan, bir firavun olur. Fakat en hasis şeye ibadet eden ve menfaat gördüğü her şeyi kendine rab telâkki eden bir firavun-u zelildir. Hem mütemerriddir. Fakat bir lezzeti için nihayet zilleti kabul eden miskin bir mütemerriddir. Hasis bir menfaat için şeytanın ayağını öper Devamını Oku

  • MÜZİL: İzâle eden, gideren, yok eden. Devamını Oku

  • NEZZARE: Seyirci, seyreden, bakan. Nezaret eden, müfettiş, mürakabe ve kontrol eden. Vekillik eden. Devamını Oku

  • MUSAHHİR: Teshir eden. Elde eden. Zabt eden. * İstenilen hâle koyan. * Birine bağlayan. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar