VELEH Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

VELEH kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

VELEH: f. Kahr, gazab, şiddet, hışım.

VELEH ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • VELEH-RESAN-I UKUL: Akılları hayrette bırakan. Devamını Oku

  • VELEH-RESAN: Hayret verici, hayret edilen, şaşkınlık veren. Devamını Oku

  • MAKHUR-U KAHR-İ İLÂHÎ: Allah’ın gazabına uğramış. Allah’ın kahrıyla kahrolmuş. Devamını Oku

  • MAKHUR-U KAHR-İ İLÂHÎ: Allah’ın gazabına uğramış. Allah’ın kahrıyla kahrolmuş. Devamını Oku

  • MAKHURİYET: Kahrolmuşluk, ezilmişlik, bitkinlik. Allah’ın kahr ve gazabına uğrama. Devamını Oku

  • IKHÂR: Kahr etme, kahr edilme, kahr edilmiş olma. Devamını Oku

  • KAHR: Zorlama. Cebir. * Ezme. Mahvetme. * Fazlaca üzüntü. Keder içine işleme. * Cenâb-ı Hakkın şiddetli ve azab verici vasıflarının tecellisi. (Kahr, lütfun zıddıdır.) (Bak: Celal) Devamını Oku

  • KAHR-I DEHR: Dünyânın ve zamanın kahrı. Devamını Oku

  • GAZAB-I İLAHÎ: Allah’ın gazabı. Belâ, musibet. Devamını Oku

  • VÂLİHÎN: Hayrette kalanlar. Şaşıranlar. (Bak: Veleh) Devamını Oku

  • İDDET-İ VEFAT: Fık: Ölüm neticesinde icab eden iddet. Kocası ölen kadın hür ise 130 gün, cariye ise 65 gün iddet bekler. Devamını Oku

  • TEVELLÜH: (C.: Tevellühât) (Veleh. den) Şaşakalma. Şaşırıp sersemleşme. * Hayran etme. * Kadını çocuğunden ayırma. Devamını Oku

  • PENÇE-İ KAHR: Kahir pençesi. Mahveden el. Devamını Oku

  • KAHR-I HİDDET: Hiddetin ve kızgınlığın yıkıcı galebesi. Devamını Oku

  • FELEKZEDE: f. Feleğin kahrına uğramış, tâlihsiz. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar