VEKÂLETEN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

VEKÂLETEN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

VEKÂLETEN: Birisine vekil olarak. Başkası adına.

Sponsorlu Bağlantılar

VEKÂLETEN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • Nİ’ME-L VEKİL: Ne güzel, ne iyi vekil. Devamını Oku

  • VEKÂLETPENÂH: f. Padişahın vekili olan, sadrâzam. Başvekil. Başbakan. Devamını Oku

  • VEKÂLETPENÂH: f. Padişahın vekili olan, sadrâzam. Başvekil. Başbakan. Devamını Oku

  • VEKİL-İ HARC: (Vekil-harç) Masraf görmekle vazifeli olan. Bir kimsenin veya bir cemaatin masraf işlerini üzerine alan. Devamını Oku

  • DAVA VEKİLİ: Baro teşkilatının olmadığı yerlerde kanunî izin ile vekil sıfatı kazanan ve dava takibine salâhiyeti olan kişi. Devamını Oku

  • VEKÂLETNÂME: f. Birisine vekillik verildiğini isbat eden ve ekseriya noterlikçe tanzim edilmiş bulunan yazılı kâğıt. Devamını Oku

  • MENAB: Birinin yerini tutmak, nâib olmak. Birisine vekil olmak. Vekillik yeri. Devamını Oku

  • MÜVEKKEL: Vekil tâyin olunmuş olan, vekil edilmiş olan. Bir kimse tarafından işlerini görmek veya kendisini müdafaa ettirmek için vekil edilmiş kimse. Devamını Oku

  • MÜEKKEL: Vekil edilen kimse. Vekil tâyin olunmuş olan. (Bak: Müvekkil) Devamını Oku

  • NEVVAB: Nâiblik eden. Birinin yerine vekil olarak iş gören. Devamını Oku

  • TEBERRU': Bağış. Bir malın karşılıksız olarak verilmesi. Mecburiyet olmadığı hâlde birisine bir malı vermek. Hayırlı işlerde yardım ve ihsanda bulunmak. Devamını Oku

  • TEVKİL: Kendine birisini vekil etmek. Vekil tâyin etmek. Devamını Oku

  • MEVHUBE: Verilmiş. İhsan edilmiş. Karşılıksız olarak birisine verilmiş mal. Devamını Oku

  • RİBA-HAR: f. Faizle para işleten, tefeci. Devamını Oku

  • KASIR: (A, uzun okunur) Zorla işleten, yaptıran. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar