VASVASA Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

VASVASA kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

VASVASA: Yüz örtüsü. * Köpek eniğinin gözlerinin açılması.

Sponsorlu Bağlantılar

VASVASA ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • SEAF: Devenin ağzında olan bir hastalıktır ve burnunun ve gözlerinin kılları dökülür. O devenin erkeğine esaf, dişisine nâfâ denir. * Tırnağın çevresinin kopup ayrılması. Devamını Oku

  • HİLÂL-İ ÎD: Bayram hilali. Bayram edileceğinin anlaşılmasına sebeb olan hilâl. Devamını Oku

  • EŞKEL: Gözlerinin akı kırmızılı olan adam. * Beyaz koyun. Devamını Oku

  • NAMİSA: (C.: Namisât) Kadınları süsleyip yüzlerinin kılını yolan kadın. Devamını Oku

  • EBHAS: Gözlerinin üstünde veya altında bir miktar yumruca et parçası olan kişi. Devamını Oku

  • CEDİ: Güneş medarının oniki burcundan birisi. Oğlak burcu. (Güneşin cenuba doğru inişinin en aşağı derecesini bildirir.) * Keçinin erkek yavrusu, erkek oğlak. Devamını Oku

  • BEDUH: Eski yazıda mektub zarfları üzerine yazılması ve zarfa basılan mühüre kazdırılması mûtad ve aslı meçhul bir sözdür. Devamını Oku

  • TILSIM-I MÜŞKİLKÜŞÂ: Açılması ve anlaşılması zor olan İlâhî gizli mânaları, hakikatları açan tılsım. Devamını Oku

  • İMECE: Köyün umumi işlerinde veya köylünün kendi işlerinde köy halkının müştereken çalışması. Beraberce birçok kimsenin toplanıp elbirliğiyle bir kişinin işini halletmesi ve herkesin işinin sıra ile bitirilmesi. Devamını Oku

  • İSTİZADE: (Ziyade. den) Arttırılmasını arzulama, çoğaltılmasını isteme. Devamını Oku

  • MÜSTA’CEL: Acele yapılması lüzumlu olan, çabuk yapılması gereken. Devamını Oku

  • EF’ÂL-İ İHTİYARİYYE: Kişinin kendi isteğiyle yaptığı işler, Kişinin kendi ihtiyârî fiilleri. Devamını Oku

  • İSTİRFA': (Ref’. den) Yapılmasını arzulama. * Yukarı kaldırılmasını isteme. Devamını Oku

  • NEZR: Adak adamak. * Fık: Cenab-ı Hakka ta’zim için mübah bir fiilin yapılmasını deruhde etmek, öyle bir işin yapılmasını kendi nefsine vacib kılmaktır. Devamını Oku

  • İSTİSHAB: Fık: Mazide sabit olup bilâhare zâil olduğu bilinmeyen bir şeyin hâlâ devam ettiği sayılmasıdır. (Birisinin ölümüne dair kat’i haber olmasa sağ sayılması gibi.) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar