VÂLİHÎN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

VÂLİHÎN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

VÂLİHÎN: Hayrette kalanlar. Şaşıranlar. (Bak: Veleh)

Sponsorlu Bağlantılar

VÂLİHÎN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MÜTEHAYYİRİN: (Mütehayyir. C.) Şaşırmış olanlar. Şaşmış kimseler. Hayrette kalanlar. Devamını Oku

  • VELEH-RESAN-I UKUL: Akılları hayrette bırakan. Devamını Oku

  • VÂLİH: Keder ve hüzünle aklı gitmiş, şaşırmış, hayrette kalmış. Devamını Oku

  • MÜTEŞEBBİHÎN: (Müteşebbih. C.) Benzeyenler, andıranlar. Devamını Oku

  • HÂSİRUN: Zarar ve ziyana uğrayanlar. Eli boş kalanlar. Devamını Oku

  • TEVELLÜH: (C.: Tevellühât) (Veleh. den) Şaşakalma. Şaşırıp sersemleşme. * Hayran etme. * Kadını çocuğunden ayırma. Devamını Oku

  • VELEH: f. Kahr, gazab, şiddet, hışım. Devamını Oku

  • MUHACİMÎN: (Muhâcim. C.) Hücum edip saldıranlar, üşüşenler. Devamını Oku

  • MÜNEBBİHÂT: Uyandıranlar. Tenbih edenler. Uyuşukluğu giderici olanlar. Devamını Oku

  • MÜDEKKİKÎN: (Müdekkik. C.) İnceden inceye araştıranlar, tedkik edenler. Devamını Oku

  • MELHUFÂN: (Melhuf. C.) Kederliler, tasalılar, kaygılılar, üzüntülüler. * Hasrette kalanlar. Devamını Oku

  • MÜTEHACİMÎN: (Mütehacim. C.) Birbirine hücum edenler, saldıranlar. Devamını Oku

  • TEFEKKÜN: Pişman olmak. * Taaccüb etmek, hayrette kalmak, şaşırmak. Devamını Oku

  • MÜLTEMİSÎN: (Mültemis. C.) İltimas edenler, kayıranlar. Biri için aracılık edip işinin görülmesini dileyenler. Devamını Oku

  • BÂKİYÂT: Bakiler. Devam edenler. Geri kalanlar. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar