ÜSTAD-ÜL BEŞER Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

ÜSTAD-ÜL BEŞER kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

ÜSTAD-ÜL BEŞER: Beşerin bütün insanlığın üstadı, hocası, daha bilgili ve ârif. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselam.

Sponsorlu Bağlantılar

ÜSTAD-ÜL BEŞER ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ÜSTAD-I KÜLL: Herkesin üstadı. Her çeşit ilimde çok ileri bilgisi olan. Devamını Oku

  • ÜSTAD-I A’ZAM: En büyük üstad. Muallimlerin en üstünü ve reisi olan. Devamını Oku

  • ÜSTAD-I EZELÎ: Cenab-ı Hak. Bütün ilim ve bilgilerin, marifetlerin öğreticisi. Alîm-i Mutlak ve Hakîm-i Ezelî.(… Hem maden-i kemalât ve muallim-i ahlâk-ı âliye olan o dellâl-ı vahdaniyet ve saadet kendi kendine söylemiyor, belki söylettiriliyor. Üstad-ı Ezelîsinden ders alır, so a ders verir… M.) Devamını Oku

  • ÜSTADÎ: f. Üstadlık, ustalık. Devamını Oku

  • EKOL: (Fr. Ecole) Fikir üzerinde işleyen bir nevi mekteb. * Bir üstadın talebeleri. Bir üstadın mesleği, tarzı. Devamını Oku

  • ÜSTAD: (Üstaz) İlim veya san’atta üstün olan kimse. Usta, san’atkâr. Muallim, profesör. Bilgide veya san’atta veya amelde meharetli zât. Devamını Oku

  • NÜBÜVVET: (Nebi. den) Peygamberlik, nebi olmak, nebilik. Allah’ın (C.C.) emriyle vazifeli olarak insanları doğru yola çağırmak. (Bak: Muhammed (A.S.M.) – Resül)(…. Hem mâdem nev-i beşerde Nübüvvet vardır. Ve yüzbinler zât -Nübüvvet dâva edip mu’cize gösterenler – gelip geçmişler. Elbette umumun fevkinde bir kat’iyyet ile Nübüvvet-i Ahmediye (A.S.M.) sabittir. Çünkü İsa (A.S.) ve Musa (A.S.) gibi Devamını Oku

  • SEYYİD-ÜL BEŞER: İnsanların seyyidi, efendisi olan Hz. Muhammed (A.S.M.) Devamını Oku

  • AKL-I BEŞER: İnsan aklı. İnsan düşüncesi.(Kur’anın hakaik-ı İlâhiyeye dair beyanatı ve tılsım-ı kâinatı fethedip ve hilkat-ı âlemin muammasını açan beyanat-ı kevniyesi, ihbarat-ı gaybiyenin en mühimmidir. Çünkü: O hakaik-ı gaybiyeyi hadsiz dalâlet yolları içinde istikametle onları gidip bulmak, akl-ı beşerin kârı değildir ve olamaz. Beşerin en dâhi hükemaları o mesâilin en küçüğüne akıllarıyla yetişmediği mâlumdur. Hem Devamını Oku

  • HASB-EL BEŞERİYYE: İnsanlık hali olarak, insanlık dolayısıyla. Devamını Oku

  • BEŞER: (Beşere) İnsan derisinin dış yüzleri. * İnsan. Âdem.(Hem istikrâ-i tâmme ile ve fenlerin tahkikatıyla sabit olmuş ki; mahlûkat içinde en mükerrem, en ehemmiyetli beşerdir. Çünki beşer, hilkat-ı kâinattaki zâhiri esbab ve neticelerinin mabeynindeki basamakları ve teselsül eden illetlerin ve sebeplerin münâsebetlerini aklıyla keşfedip san’at-ı İlâhiyeyi ve muntazam hikmetli icadât-ı Rabbaniyenin taklidini san’atcığıyla yapmak ve Devamını Oku

  • NABİL: Ok yapan. * Üstad, hâzık kimse. * Irgaç. Devamını Oku

  • HAYR-UL BEŞER: İnsanların en hayırlısı olan Hz. Muhammed (A.S.M.) Devamını Oku

  • LİHYE-İ ŞERİF: Peygamberimiz Hz. Muhammed’e (A.S.M.) âit sakaldan bazıları. Sakal-ı Şerif.(Lihye-i Şerife hakkındaki suali münasebetiyle diyorum ki: Hadisçe sabittir ki, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın Lihye-i Saadetinden düşen saçların taneleri mahduttur. Otuz kırk tane veya elli altmış tane gibi az bir miktarda iken, binler yerde Lihye-i Saadetin saçları bulunması, beni bir zaman çok düşündürdü. O vakit Devamını Oku

  • SÂLÂR-I RUSÜL: Resüller kafilesinin reisi, kumandanı. Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar