ÜMM Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

ÜMM kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

ÜMM: Ana, anne, vâlide. Nine. * Asıl, esas. * Başlıca olan şey.

Sponsorlu Bağlantılar

ÜMM ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • SİMM (SEMM-SÜMM): (C.: Simâm-Sümum) Küçük dar delik. * İğne deliği. * Ağu, zehir. *Kast. * Düzeltme, ıslah. * Set. Devamını Oku

  • BÜRHAN-I LİMMÎ: Kanunlardan hâdiselerine, sebeblerden neticelerine ve müessirden esere olan istidlâl. Yani eseri meydana getirenden esere olan delil. Kablî delil. Ateşin dumana delil olması gibi.(Kelime-i şehâdetin iki kelâmı birbirine şahiddir. Birincisi ikincisine bürhan-ı limmîdir, ikincisi birincisine bürhan-ı innîdir. M.) (Bak: Limmî) Devamını Oku

  • HİMM: Suyu çok olan kuyu. Devamını Oku

  • İZN-İ ÂMM: Herkese müsaadeli olan. * Ist: Cum’a namazı kılınan cami kapısının kayıtsız şartsız her müslümana açık olması. Devamını Oku

  • KÜMMÎ: Konik. Koni biçiminde olan. Devamını Oku

  • SİMMÎ: (C.: Esmiyâ) Adaş, isimleri aynı olan kişilerin herbiri. Devamını Oku

  • NİMMÜRDE: f. Ölüm derecesinde olan. Ölüm hâlinde bulunan. Devamını Oku

  • MÜHİMM: Düşündürücü. * Değeri çok fazla. Kıymetli. * Lâzım ve muktezi olan. Devamını Oku

  • FARK-I TÂMM: Tas: Dünya ile olan alâkaları tamamen terkederek, ehadiyyet dergâhına tam bir teveccühle istiğrak haleti. Devamını Oku

  • RÜKN-Ü DÂHİLÎ: İçteki esas unsur. Namazın içindeki farz ve şart olan esas. Devamını Oku

  • VELAYET-İ ÂMM: Huk: Umum mallara ve fertlere şâmil olan velayet. (Şeriat hâkimleri, kadılar ve valilerin velayetleri gibi) Devamını Oku

  • ZİMMÎ: Anlaşma ile İslâm diyarında yaşaması kabul edilmiş, hayatı hıfzedilen gayr-ı müslim. Ehl-i zimmet.(Kâfir eğer zimmî olsa veya musalaha etse hakk-ı hayatı var diye usul-ü şeriatın bir düsturudur. Hem Mezheb-i Hanefiyede, ehl-i zimmeden olan bir kâfirin şehadeti makbuldür. Fakat fâsık, merdud-üş şehadettir, çünkü hâindir. L.) Devamını Oku

  • ÜMMİ: Anasından doğduğu gibi kalmış ve tahsil görmemiş, mekteb ve medresede okumamış kimse. Yazı yazmak bilmeyen. (Ümmi ile câhil arasında fark vardır. Ümmi yalnız okuyup yazmak bilmiyendir. Câhil ise, okuyup yazmak bilse de, bir şey bilmiyen kimsedir, her ümmi câhil değildir.) * Anaya mensub olan.(Mefhar-i Âlem (A.S.M.) hiç bir mektebde, medresede ve hiçbir beşerden tahsil Devamını Oku

  • TABAYİ’-İ ESASİYE: Temel ve esas olan tabiatlar, karakterler, yaradılışlar. * Toprak, su, hava gibi veya oksijen, hidrojen karbon, azot gibi unsurların hususiyetleri. Devamını Oku

  • MAHREM: Gizli. * Dince ve şer’an müsaade olunmayan. * Birisinin hususi hâllerine ait gizli sır. * Nikâh düşmeyen, evlenilmesi haram olan yakın akraba. (Baba, dede, anne, nine, erkek ve kızkardeş, amca, dayı, hala ve teyzeler arasında bir neseb yakınlığı, bir ebedî mahremiyet vardır. Bunlar arasında nikâh asla caiz değildir.) * Çok samimi ve içli-dışlı olan Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar