ÜMİDVÂR Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

ÜMİDVÂR kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

ÜMİDVÂR: f. Ümitli. Ümit besleyen.(Evet, ümidvâr olunuz; şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sadâ, İslâmın sadâsı olacaktır. M.) (Rahmet-i İlâhiyyeden ümid kesilmez. Çünkü Cenab-ı Hak bin seneden beri Kur'anın hizmetinde istihdam ettiği ve ona bayraktar tayin ettiği bu vatandaşların muhteşem ordusunu ve muazzam cemaatını muvakkat arızalarla inşâallah perişan etmez. Yine o nuru ışıklandırır ve vazifesini idame ettirir... M.)

ÜMİDVÂR ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MÜFSİR: Nur ve ziya veren. Işıklandıran. Devamını Oku

  • ERHAM-ÜR RÂHİMÎN: Merhametlilerin en merhametlisi. * Allah’ın (C.C.) sıfatlarındandır. Devamını Oku

  • NUN-U NA’BÜDÜ: (Bak:Na’büdü) (Arkadaş! deki un ifade ettiği cem’ ve cemaat; fikri ve kalbi ayık olan musallinin nazarında, sath-ı arzı bir mescid şekline getirir ve bütün mü’minlerden teşekkül etmiş, şarktan garba kadar dizilmiş safları havi o cemaat-i kübra içinde namaz kıldığını ihtar ettirir. M.N.) Devamını Oku

  • BARBAROS: Hayreddin Paşa: (Mi: 1466-1546) Tarihin en büyük Denizcisi Hayreddin Paşa, kardeşleri ile İslâm âlemini birleştirmek, tek bir bayrak altında muhteşem imparatorluğumuzun himayesinde toplamak için çalıştı. Sonunda müstakil devleti ile, Osmanlı Devletine iltihak etti. Kaptan-ı Derya olarak Akdenizi bir göl halinde devlete kazandırdı. Preveze’de, Haçlı donanmasını perişan etti. Dinin hayırlı evlâdı Hayreddin Paşa bir korsan Devamını Oku

  • MÜTEVATİR: Çok kimselerin naklettikleri haber. Yaygın haber. Herkesin veya alâkadarların işitip doğruluğunu kabul ettikleri kat’i, şüphesiz, sağlam haber. Yalan üzerine birleşmeleri aklen mümkün olmayan bir cemaatın bir hâdise hakkında verdikleri haber. (Bak: Tevatür) Devamını Oku

  • MÜZEKKİR: Andıran, hatıra getiren, yâd ettiren, zikrettiren, hatırda tutturan. * Zikreden, ibâdet eden. * Resul-i Ekrem (A.S.M.) mü’minleri ve bütün beşeriyeti tehlikeli şeylerden halâs edip iki cihan saadetine nâil olma yolunu tâlim ettiğinden, Kur’an-ı Kerim’de müzekkir diye isimlendirilmiştir. Devamını Oku

  • MÜKEBBİR: Tekbir getiren, “Allahü ekber” diyen. Devamını Oku

  • MÜŞRİKÎN: (Müşrik. C.) (şirk. den) Müşrikler, Allah’a şirk koşanlar. Devamını Oku

  • MÜSTAGFİR: (Gufran. dan) İstiğfar eden. Günahlarının örtülmesini, bağışlanmasını Allah’tan (C.C.) isteyen. Devamını Oku

  • HADÎS-İ MÜTEVATİR: Kizb üzerine ittifakları aklen tecviz olunmayan cemaatlerin birbirinden ve ilk cemaatin de bizzat Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâmdan rivâyet ettiği Hadis-i şeriftir. (İlm-i yakîni ifade eder. “Bu hadis-i şerif Peygamber’den (A.S.M.) sâdır olmuş mu?” demeğe imkân kalmaz). Devamını Oku

  • MÜFTEHİR: (Fahr. dan) İftihar eden. Öğünen. * Sırf Allah rızası için menfaatsiz hizmet eden. * Şanlı, şerefli. Devamını Oku

  • MÜTEKEBBİR: Kibirli. Büyüklenen. Tekebbür eden. * Esmâ-i İlâhiyeden olup, Allah’ın büyüklük ve azametini ifade eder. Devamını Oku

  • MUHACİR: Göç eden, bir memleketten kalkıp, başka bir yere yerleşen. * Mc: Allah’ın yasak ettiğinden uzaklaşan. Devamını Oku

  • NEFİR: Cemaat, topluluk. * Harp için seferber olan cemaat. Devamını Oku

  • MÜDEBBİR: Evvelden düşünüp işleri ona göre ayarlayan. Her şeyin evvelden tedbirini yapan, gören. * İlmi ile her şeyin akibetini ihâta edip ona göre hikmetle iş yapan Allah (C.C.). Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar