UKUD Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

UKUD kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

UKUD: (Akid. C.) Akidler. Şartlar, bağlar. İki tarafça kabul edilen şeyler.

Sponsorlu Bağlantılar

UKUD ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • UKUD SURESİ: Kur’an-ı Kerim’in beşinci suresi olan Mâide Suresinin diğer bir ismi. Devamını Oku

  • MÜSELLEM(E): (Selm. den) Teslim olunmuş olan, doğruluğu şeksiz kabul edilen. Herkes tarafından kabul edilip emniyet ve itimad edilen. * Tasdik edilip inkâr edilmeyen. * Ayıplardan teberri olunmuş. Devamını Oku

  • MÜN’AKID: İn’ikad eden, bağlanan, bağlanmış, düğümlenmiş. * Teşkil olunmuş, resmi olarak iki taraf arasında kabul olunmuş. Kurulan, ictima eden. Devamını Oku

  • AKD: Anlaşma. Sözleşme. * Düğümleme. Düğümlenme. Bağ bağlama. Bağlanma.* Huk: Nikâh, hibe, vasiyet, bey’ u şirâ gibi şer’î bir muameleyi iki tarafın iltizam ve taahhüd etmeleridir, icab ile kabulün irtibatından ibarettir. Böyle bir muameleye mün’akid denir. Bunun böyle vücuda gelmesine de in’ikad denilir. Devamını Oku

  • CÜZ’İYYAT: Cüz’î olan şeyler. Ufak tefek şeyler. Mânası düşünüldüğünde zihinde ortaklık kabul etmeyen şeyler. Mânası başka şeylere şâmil olmayanlar. Devamını Oku

  • ADEM-İ KABUL: İsbatı tasdik etmemek. Şek, hükümsüzlük. İman hükümlerini lâkaydlıkla karşılamak, nefy ve inkâr etmek, kabul etmemek, göz kapamak gibi câhilâne bir hükümsüzlük. Bir terk, bir cehl-i mutlak. (Kabul etmemek başkadır. İnkâr etmek başkadır. Adem-i kabul, bir lâkaydlıktır, bir göz kapamaktır ve câhilâne bir hükümsüzlüktür. Bu surette, çok muhal şeyler onun içinde gizlenebilir. Onun aklı, Devamını Oku

  • MAKBUL-ÜŞ ŞAHÂDE: Şahâdeti kabul edilen. Şahidliği kabul edilmiş olan. Devamını Oku

  • MUHAMMEN: (Hamn. den) Tahmin edilen. Ortalama olarak bir değer kabul edilen. Sanılan. Devamını Oku

  • MÜRECCAH: (Rüchân. dan) Daha ileride kabul edilen, üstün tutulan, tercih edilen. Devamını Oku

  • MUSAVVİBE: Tasvib edilen. Kabul edilen. * “Dört mezheb de hak’tır ve füruatta hak taaddüd eder” diyenlere, ilm-i usulde musavvibe denir. Devamını Oku

  • MÜTTEHAZ: İttihaz edilen. Kabul edilen, yürürlükte olan, alınan. Devamını Oku

  • MUHARREMÂT: Haramlar. Haram edilen şeyler. Dinimizce helâl olmayan şeyler. Devamını Oku

  • SEDD-İ ZERAİ': Şer’an memnu olan bir şeye vesile teşkil eden mübah fiillerin de men edilmesi. “Def-i mefasid, celb-i menafiden evlâdır.” Buna binaen insan, şer’an memnu olan herhangi bir şeye sâik olacak şeylerden sakınması icab eder, o şeyler hadd-i zâtında mennu olmasa da. Bu husus Mâlikî Mezhebinde delil kabul edilen bir mes’eledir. Devamını Oku

  • MÜTESELLİM: (Selm. den) Teslim edilen şeyi alıp kabul eden. * Tanzimattan evvel vali ve mutasarrıfların uhdelerinde bulunan sancak ve kazâların idaresine memur edilen kimseler. Bunlara “voyvoda” denirdi. * Vergi tahsildarı. Devamını Oku

  • MAHSUL: Husul bulan. Hâsıl olan. * Elde edilen şeyler. * Toprak ve hayvanlardan elde edilen şey. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar