UHUVVETKÂR Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

UHUVVETKÂR kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

UHUVVETKÂR: f. Kardeş gibi davranan. Kardeş gibi muâmelede bulunan.

Sponsorlu Bağlantılar

UHUVVETKÂR ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • UHUVVETKÂRANE: f. Kardeşçesine, kardeş gibi olarak. Birlik, beraberlik ve karşılıklı sevgi ile.(Uhuvvetin sırrı: Şahsiyetini kardeşler içinde fâni edip, onların nefislerini kendi nefsine tercih etmek. L.)(Her ikinizin, Hâlikınız bir, Mâlikiniz bir, Mâbudunuz bir, Râzıkınız bir… Bir bir, bine kadar bir bir. Hem Peygamberiniz bir, Dininiz bir, Kıbleniz bir.. Bir bir yüze kadar bir bir. So a Devamını Oku

  • MÜTESAHİL: (C.: Mütesahilîn) Yumuşak davranan, iyi muâmelede bulunan. Devamını Oku

  • BENDE-ZADE: f. Köle çocuğu. * Mc: Çocuğunu onun kölesi yerinde tutup mütevâzi muâmelede bulunan. Devamını Oku

  • HOPPA: Herşeye girişen hafif mizaçlı çocuk tabiatında olan kimse. Yersiz davranışlarda bulunan, dilediğince davranan kişi. Delişmen, şımarık. Devamını Oku

  • FENAFİLİHVAN: (Fenâ fi-l-ihvân) Tefâni. Yani; kardeşlerin birbirinde fâni olması; kendi hissiyat-ı nefsaniyesini unutup, kardeşlerinin meziyyât ve hissiyâtı ile fikren yaşaması. Samimi ihlâs üzerine müesses en yakın dostluk, en fedakâr ve en civanmert kardeşlik. Devamını Oku

  • HAV: Çuha ve buna benzer kumaşların ters yüzlerinde bulunan tüy. * Şeftâli gibi bazı meyvelerin üzerlerinde bulunan ince tüy. Devamını Oku

  • UHUVVET-İ EFKÂR: Fikir kardeşliği. Devamını Oku

  • MÜTEGAFİL: (Gaflet. den) Gafil görünen, gafil gibi davranan. Devamını Oku

  • KÜREYVAT-I BEYZA: Kandaki beyaz renkte ve çok küçük kürecikler. Kan ve lenf gibi vücud mâyilerinde bulunan çekirdekli ve yuvarlak hücreler. Kırmızı küreciklere nisbetle azdırlar. Vazifeleri hastalık gibi düşmanlara karşı asker gibi müdafaadır. Ne zaman müdafaaya girseler Mevlevi gibi iki hareket-i devriye ile sür’atlı bir vaziyet-i acibe alırlar. Devamını Oku

  • ŞAKİKA: (C.: Şakayık) Yarım baş ağrısı. * Ana – baba bir olan kız kardeş. Öz kız kardeş. * Çatlak, yarık. Devamını Oku

  • GADR: Hâinlik, vefâsızlık, merhametsizlik. Muâmelede aldatmak. Devamını Oku

  • UHUVVET: Kardeşlik. Din kardeşliği. Samimi dostluk. Devamını Oku

  • REŞİD(E): Doğru yolda giden, hak yolunda olan. * Akıllı, iyi davranan. Ergin, olgun. * Büluğ çağına girmiş kimse. * Doğru yola sevkeden, hayra delâlet eden. * Fık: Malını muhafaza hususunda aklı eren, istediği gibi meşru yolda sarfedebilen kimse. Devamını Oku

  • KÂFİR: Hakkı görmeyen ve örten. İyilik bilmeyen. Allah’ı inkâr eden. Dinsiz. İmanın esaslarına veya bunlardan birine inanmayan. Mülhid.(Arkadaş! İman, bütün eşya arasında hakiki bir uhuvveti, irtibatı, ittisali ve ittihad rabıtalarını te’sis eder.Küfür ise, bürudet gibi bütün eşyayı birbirinden ayrı gösterir ve birbirine ecnebi nazarıyla baktırır. Bunun içindir ki, mü’minin ruhunda adavet, kin, vahşet yoktur. En Devamını Oku

  • HATEN: (C.: Ahtân) Kadın tarafından olan kimseler. (Baba, kardeş ve emmi gibi) * Araplar, damat mânasına kullanırlar. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar