TUSU’ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

TUSU’ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

TUSU': Dokuz bölükte bir bölük.

Sponsorlu Bağlantılar

TUSU’ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • NÜH: f. Dokuz. Devamını Oku

  • TİS’A MİE: Dokuz yüz. 900 Devamını Oku

  • TİS’A: Dokuz. 9. Devamını Oku

  • BAZİL: (C.: Büzül-Bevâzil) Sekiz dokuz yaşında olan deve. * Devenin, önce biten dişi. * Şey. * Kan akan baş yarığına “şecce-i bâzile” denir. Devamını Oku

  • ABDULLAH İBN-İ ZÜBEYR: Ebu Bekir-i Sıddık’ın kızı Esma’nın oğludur. Muhacirlerden ilk doğan çocuk olup cesaret, şecaat, ibadet ve takvası ile meşhurdur. Zübeyr ibn-i Avvam’ın oğludur. Yezid’in saltanatını kabul etmedi ve Mekke’de dokuz sene halifelik yaptı. 73 yaşında şehid edildi. (R.A.) Devamını Oku

  • CEZR: Kök, asıl, temel. Bünyâd. * Kesmek. * Mat: Kendi misline darbolunmakla (çarpılmakla) bir sayı meydana getiren rakam (Kare kök). Üç, dokuzun cezri’dir. Dokuz, üçün meczuru’dur. (Bak: Meczur) * Derya, deniz. * Arı kovanından bal almak. * Ay ve güneşin câzibesi te’siri ile deniz ve ırmak sularının çekilip kabarması. Buna “med ve cezir” hâdisesi denir. Devamını Oku

  • DARÜL HİKMETİL İSLAMİYE: (Dâr-ül Hikmet-il İslâmiye) Bu teşkilât, son devirlerde gerek imparatorluk ve gerekse İslâm Aleminde ortaya çıkan bir takım dini mes’elelerin halli ve İslâma yapılan hücumların İslâm ahkâmına göre cevaplandırılması için 12 Ağustos 1334 (25 Ağustos 1918) tarihinde 5. Mehmed Reşat ve Şeyhülislâm Musa Kâzım Efendi’nin zamanda kurulmuştur.Ayrıca halkın her türlü dini ihtiyaçlarını, ilmi Devamını Oku

  • DARÜL HİKMETİL İSLAMİYE: (Dâr-ül Hikmet-il İslâmiye) Bu teşkilât, son devirlerde gerek imparatorluk ve gerekse İslâm Aleminde ortaya çıkan bir takım dini mes’elelerin halli ve İslâma yapılan hücumların İslâm ahkâmına göre cevaplandırılması için 12 Ağustos 1334 (25 Ağustos 1918) tarihinde 5. Mehmed Reşat ve Şeyhülislâm Musa Kâzım Efendi’nin zamanda kurulmuştur.Ayrıca halkın her türlü dini ihtiyaçlarını, ilmi Devamını Oku

  • KUVVE-İ ZÂİKA: Dildeki tad alma duygusu. (Bak: Dil)(Ağızdaki kuvve-i zâika bir kapıcıdır; mide, cesedin idâresi noktasında bir efendi ve bir hâkimdir. O saraya veyahut o şehre gelen ve sarayın hâkimine verilen hediyenin yüz derece kıymeti varsa, kapıcıya bahşiş nev’inden ancak beş derecesi muvafık olur.. fazla olamaz. Tâ ki; kapıcı gururlanıp, baştan çıkıp, vazifeyi unutup, fazla Devamını Oku

  • SIRAT-I MÜSTAKİM: En doğru yol, İslâmiyet yolu. Hak yolu. Allah’ın râzı olduğu en doğru yol. Peygamberlerin, evliya ve sâlihlerin, sıddıkinlerin gittikleri meslek.(Sırat-ı müstakim, şecâat, iffet, hikmetin mezcinden ve hülâsasından hasıl olan adl ve adâlete işârettir. Şöyle ki: Tegayyür, inkılâb ve felâketlere ma’ruz ve muhtaç şu insan bedeninde iskân edilen ruhun yaşayabilmesi için üç kuvvet ihdâs Devamını Oku

  • SEB’A SEMAVAT: Yedi kat gökler.(Üçüncü Mes’ele: kelimesi hakkındadır.Ey arkadaş! Semavatın dokuz tabakadan ibaret olduğu, eski hikmetin hurafelerinden biridir. Onların o hurafe-vâri fikirleri, efkâr-ı âmmeyi istilâ etmişti. Hattâ bazı müfessirler, bazı âyetlerin zâhirini onların mezheblerine meylettirmişlerdir. Hikmet-i cedide ise, feza denilen şu boşlukta yalnız yıldızların muallâk bir vaziyette durmakta olduklarına kaildir. Bunların mezhebinden semavatın inkârı çıkıyor. Devamını Oku

  • MUHAMMED: Pek çok tekrar tekrar övülmüş, medhedilmiş meâlinde bir isim olup ilk olarak Peygamberimize (A.S.M.) verilmiştir. (Allahımızın bütün insanlara son peygamberi olan Hz. Muhammed (A.S.M) Efendimiz, Arabistan’da Mekke-i Mükerreme şehrinde milâdi 571 tarihinde dünyaya teşrif etmişlerdir.Fahr-i Âlem Efendimiz, Kureyş kabilesinden ve Haşim âilesindendir. Muhterem pederinin adı Abdullah, dedesinin adı Abdülmuttalib, vâlidesinin adı ise Amine’dir.Peygamberimizin (A.S.M.) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar