TIFL Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

TIFL kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

TIFL: Küçük çocuk. * Her şeyin cüz ve parçası. * Batmaya yakın güneş. * Kıvılcım.

Sponsorlu Bağlantılar

TIFL ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • TIFLÂNE: f. Çocukçasına, çocuk gibi. Çocuğa yakışır surette. Devamını Oku

  • TIFL-I NEV-ZÂD: Yeni doğmuş çocuk. Devamını Oku

  • TIFL-I NEV-RESİDE: f. Yeni yetişmiş çocuk. Devamını Oku

  • TIFLİYYET: Çocukluk. Çocuk hâli. Devamını Oku

  • SABİ: Henüz süt emen çocuk. * Büluğ çağına gelmemiş olan çocuk. * Üç yaşını tamamlamayan erkek çocuk. Devamını Oku

  • TAFE: Yağmur. * Karanlık. * Güneşin, batmaya yaklaşması. Devamını Oku

  • SAGY: (Sagv) Meyletmek, yönelmek. * Güneşin batmaya meyletmesi. Devamını Oku

  • YETİM-ÜT TARAFEYN: Anası ve babası ölmüş çocuk. Anadan babadan yetim kalmış çocuk. Devamını Oku

  • YETİM-ÜT TARAFEYN: Anası ve babası ölmüş çocuk. Anadan babadan yetim kalmış çocuk. Devamını Oku

  • MEVLUD: Çocuk. Yeni doğmuş çocuk. * Birisinin doğması. * Mevâlid-i selâseden herbiri. Devamını Oku

  • YETİM: Babası ölmüş olan çocuk. * Tek, eşsiz, yalnız. (Çocuk baliğ olduktan so a yetimlik ondan kalkar. Anası ölene ise daha çok öksüz denir.) Devamını Oku

  • VELED: Erkek çocuk. Oğul. Çocuk. * Döl, yavru. Devamını Oku

  • KUDEK-MENİŞ: f. Çocuk tabiatlı. Çocuk mizaclı. Devamını Oku

  • ACİYY(E): (c: Acâyâ) Anası öldüğünden, başka kimsenin sütüyle beslenen çocuk. * Anası sütünü vermeyip yemeği öğrettiği çocuk. Devamını Oku

  • İÇ: t. Herşeyin içerisi, dâhil, derun. * Bir şeyin ortasındaki kısım, göbek. * Karın, mide. * Kalb, vicdan, gönül. * Harem dairesi. * Bir şeyin görünmez ciheti, bâtın. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar