TE’VİL Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

TE’VİL kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

TE'VİL: (Tef'il veznindendir) Bir nesneye redd ve irca' etmek. Döndürmek. Te'vil kelimesi, bazı müfessirlere göre, rücu' mânasına olan "Evl: " den alınmıştır. Müfessirlerce: Bir âyet-i kerimenin mânasını bir nesneye irca' ile beyan etmektir. Bazılarınca da (Evvel: ) lâfzından alınmış olup kelâmı evveline sarf ve irca' eylemektir. Bazılarınca da hükümet ve siyaset mânasına olan (İyalet: ) den alınmıştır ki, te'vil eden kimse, zihin ve fikrini kelâmdaki sırrın tetebbuuna taslit etmekten ibarettir ki, kelimeden maksud olan mâna zâhir ve söyleyenin muradı aşikâr ola. Tefsir ve te'vil beynindeki fark ise: Tefsir: Nüzul-ü âyetin sebebinden bahs ve lügat cihetinden kelâmın mevzuuna müteallik maddeye mübâşerettir. Te'vil ise: Âyetlerin sırlarını ve istar-ı kelimatı (kelimeler perdesini ve zarını) inceden inceye araştırmak ve âyetin mâna ihtimâllerinin birini tâyin etmekten ibarettir ki, muhtelif vecihlere muhtemel olan âyetler olur. Kur'anın anlaşılmasında birinci mertebe tenzil, ikinci mertebe te'vildir.Te'vil, bundan başka "rüya tâbir etmek" mânasına gelir ve "hoş kokulu bir nebat" adıdır. (Kamus Tercemesi)

Sponsorlu Bağlantılar

TE’VİL ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • TEŞRİHAT: Açıklamak, tafsilât vermek, inceden inceye araştırmak. Devamını Oku

  • TEŞRİHAT: Açıklamak, tafsilât vermek, inceden inceye araştırmak. Devamını Oku

  • MERTEBE-İ ÂLİYE: Yüksek derece, âli mertebe. Devamını Oku

  • İM’AN-I NAZAR: Bir işi dikkatle düşünmek; inceden inceye bakmak ve tedkik etmek. Devamını Oku

  • HERKÜL BURCU: Gök küresi kuzey cihetinde isim verilen bir takım yıldız kümesi. (Bak: Büruc)(…Hem şemse kendi mihveri üstünde cazibe denilen manevî ipleri yumak yaptırmak için dolap ve çıkrık hükmünde olan güneşi, bir Kadir-i Zülcelal’in emriyle döndürüp, o seyyaratı o manevî iplerle bağlayıp tanzim etmek ve güneşi bütün seyyaratıyla saniyede beş saatlik bir mesafeyi kestirecek kadar Devamını Oku

  • HIFZ-ÜL LİSAN: Dili, günah ve lüzumsuz olan sözlerden korumak. Kötü ve fena sözlerden dilini muhafaza etmek. (İhtiyaçtan fazla söz söylememek mendubdur.) Devamını Oku

  • DARVİNCİLİK: 19. yy.da yaşamış İngiliz düşünürü Darwin’in kurduğu bir nazariye, görüş. “Evrim teorisi: Tekâmül nazariyesi” adıyla da anılan bu görüşe göre; insan dâhil bütün canlıların başlangıçta tek hücreli canlı olarak meydana geldiklerini, so a tesadüfen nesilden nesile farklılaşıp başkalaştığını, bu tesadüfî değişikliklerden çevre şartlarına uygun olanlara sahip canlıların yaşadığını, diğerlerinin yok olduğunu, böylece canlıların gittikçe Devamını Oku

  • TE’LİL: Tez etmek, çabuklaştırmak. Devamını Oku

  • TEF’İL: Fal açtırmak. Tefe’ül etmek. Devamını Oku

  • TENFİL: Ziyade etmek, çoğaltmak. * Kandırmak. Devamını Oku

  • TA’DİL: (Adl. den) Aslına zarar vermeden değiştirmek. Tebdil etmek.* Hafifletmek. * Doğrulaştırmak. Vasat hale koymak. Devamını Oku

  • MERTEBE-İ BÂLÂ: Üst derece. Devamını Oku

  • MAHMİL: Harameyne hacı kafilesi ile birlikte gönderilen hediyeler. * Deve üzerine konulan sepet. Mahfe. Sürre. * Bir ibareye hamledilen mâna ihtimâllerinden her birisi. Devamını Oku

  • KESİR-ÜL MÂL: Malı mülkü çok olan. Serveti fazla olan. Zengin. Devamını Oku

  • TEDVİR-ÜL MENZİL: Menzilleri çevirmek, döndürmek, idare etmek. * Ev idaresi. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar