TEŞRİ’ EYLEMEK Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

TEŞRİ’ EYLEMEK kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

TEŞRİ' EYLEMEK: Dinî emir ve yasakları bildirmek. Kanun bildirmek. Bir emrin kanun gibi tatbikini istemek.

Sponsorlu Bağlantılar

TEŞRİ’ EYLEMEK ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • TEŞRİÎ: (Teşriiye) Şeriatla, kanun ile, kanun yapma ile alâkalı, şeriata müteallik, kanuna dair. Devamını Oku

  • TEŞEKKÜR: Yapılan iyilikten memnun kalındığını bildirmek için söylenen şükür ifadesi. * Şükür etmek. * Birisine karşı “Sağ ol, var ol, ömrüne bereket” gibi söylenen minnet sözleri. Devamını Oku

  • CÜMLE-İ İHBÂRİYE: (Cümle-i haberiye de denir) Bir hâdiseyi, bir nesneyi bildiren cümle. Bunun zıddı: cümle-i inşâiyedir; emir ve nehiyleri bildirmek gibi. Devamını Oku

  • KANUN: (C.: Kavânin) Herkesin uyması için devletin teşri kuvveti tarafından konulan her türlü meşru nizam, kaide, emir, nehiy ve yasaklar. * Kaziye-i külliye. Kâinatta Allah’ın koyduğu değişmez nizam. Devamını Oku

  • MERKEZ-İ TEŞRİ': Kanun yapma merkezi. Devamını Oku

  • TAKRİR: İyi ifade etmek. Bildirmek. * Ağzından anlatmak. * Yerleştirmek. Kararlaştırmak. Yerini belirtmek. * Resmî olarak yazı ile bildirmek. * Tapuda, mülkünü başkasına sattığını bildirmek. * Siyasî nota. Devamını Oku

  • HİKMET-İ TEŞRİ': (Hikmet-i teşriiye) Şeriata dayanan kanun yapma ilmi. Şer’î ve Rabbanî kanunların hikmeti. Devamını Oku

  • KUVVE-İ TEŞRİİYE: Kanun vaz’etme kuvveti. şeriata uyan düsturlar yapma kuvveti. * Büyük Millet Meclisi. Devamını Oku

  • ÂLEM-İ EMİR: Sâdece bir emr-i İlâhî ile işlerin hemen olduğu âlem. Yaradılışa ait kanunlar âlemi.(Ruha bir derece müşabih ve ikisi de âlem-i emirden ve iradeden geldiklerinden masdar itibariyle ruha bir derece muvafık, fakat yalnız vücud-u hissi olmayan nevilerde hükümran olan kavânine dikkat edilse ve o namuslara bakılsa görünür ki: Eğer o kanun-u emri, vücud-u harici Devamını Oku

  • ME’MUR: Emir ile hareket eden. Emir altında olan. Vazifeli. Kendi istediği gibi olmayıp başka emre göre çalışan. Bir emir alan. Bir işe tâyin olunmuş adam. Devamını Oku

  • TEŞEHHİ: Hırsla istemek. İştahlanmak. Devamını Oku

  • TEŞYİE: Dilemek, istemek. Devamını Oku

  • TEŞMİL: Şâmil kılmak. İhata eylemek. Kaplamak. İhrama bürünmek ve sür’atle yürümek. Devamını Oku

  • EMR-İ İTİBÂRÎ: Hakikatta, hariçte vücudu olmayıp, var kabul edilen emir, iş. (İnsanın fiilleri, kesbi gibi.) (Bak: İtibâri) Devamını Oku

  • GÎR: f. (Giriften) “Tutmak, yakalamak” mastarının emir köküdür. Türkçedeki: yapan, tutan, tutucu, dağılan, yayılan gibi mânalara gelir. Kelimenin sonuna eklenir. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar