TEŞEBBÜH-Ü Bİ-L VÂCİB Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

TEŞEBBÜH-Ü Bİ-L VÂCİB kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

TEŞEBBÜH-Ü Bİ-L VÂCİB: (Bak: Aristo)

TEŞEBBÜH-Ü Bİ-L VÂCİB ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • FARABÎ: (Mi: 870-950) Aristo felsefesinin İslâm âleminde yayılmasına yol açmış bir filozoftur. Aristo’dan so a gelen mânasına, kendisine Muallim-i Sâni nâmı verilmiştir. Eserlerinin İbn-i Sina üzerinde büyük te’siri vardır. “Kanun” denilen bir çalgı âletinin mucididir. Asıl adı Ebu Nâsır Muhammed’dir. Devamını Oku

  • ARİSTATALİS: Yunan feylesofu Aristo. Devamını Oku

  • EFLATUN: Plâton. (M.Ö. 429 – 347) Aristo’nun üstadı, Sokrat’ın talebesi, eski Yunan filozofudur. Devamını Oku

  • HÜKEMÂ-İ MEŞAİYYUN: Aristo felsefesi yolunda olan ve derslerini gezerek veren meşaiyyun filozofları. (Bak: Meşşâiyyun) Devamını Oku

  • AYİNE-İ İSKENDER: Makedonya kralı Büyük İskender’in aynası. Rivayetlere göre, bu ayna Aristo tarafından yapılmış ve İskenderiye şehrinde yüksekçe bir yere konulmuştur. Bu sayede İskender, yüz fersah uzaklıktaki düşmanlarını aynada görürmüş. Devamını Oku

  • AYİNE-İ İSKENDER: Makedonya kralı Büyük İskender’in aynası. Rivayetlere göre, bu ayna Aristo tarafından yapılmış ve İskenderiye şehrinde yüksekçe bir yere konulmuştur. Bu sayede İskender, yüz fersah uzaklıktaki düşmanlarını aynada görürmüş. Devamını Oku

  • İSKENDER: (M. Ö. 356-323) Aristo’dan ders almış bir imparatordu. İskender-i Rumi de denir. Bundan başka ismi geçen bir de İskender-i Zülkarneyn vardır. (Bak: Zülkarneyn) Devamını Oku

  • ZÜ-L KARNEYN: İki boynuzlu. Kur’ân-ı Kerim’de adı geçen ve Peygamber olup olmadığı tam bilinmeyen büyük bir hükümdar ismi. İki zülüflü yahut da şark ve garbın hakimi olduğu için böyle denilir. Eski Yemen Padişahlarından birisidir. Hazret-i İbrahim Aleyhisselâm zamanında bulunup Hazret-i Hızır’dan ders almıştır. Bazıları yanlış olarak bunu İskender-i Rumî ile karıştırır. İskender-i Rumî Milâddan 300 Devamını Oku

  • ZÜ-L KARNEYN: İki boynuzlu. Kur’ân-ı Kerim’de adı geçen ve Peygamber olup olmadığı tam bilinmeyen büyük bir hükümdar ismi. İki zülüflü yahut da şark ve garbın hakimi olduğu için böyle denilir. Eski Yemen Padişahlarından birisidir. Hazret-i İbrahim Aleyhisselâm zamanında bulunup Hazret-i Hızır’dan ders almıştır. Bazıları yanlış olarak bunu İskender-i Rumî ile karıştırır. İskender-i Rumî Milâddan 300 Devamını Oku

  • ARİSTO: (Doğum : M.Ö. 384) Yunan filozoflarından olup Eflatun’un talebesidir. Mantık, ahlâk, siyaset, iktisad, felsefe kitapları vardır. Ruhun bakiliğine inanırdı. Tecrübeden ziyâde akla fazla kıymet verdiğinden çok yanılmıştır. (Silsile-i felsefenin en mükemmel fertleri ve o silsilenin dâhileri olan Eflatun ve Aristo, İbn-i Sina ve Fârâbi gibi adamlar “İnsaniyetin gayet-ül gayâtı : (Teşebbüh-ü Bil-vâcib) dir. Yâni Devamını Oku

  • VÂCİB: (Vücub. dan) (C.: Vâcibât) Lüzumlu, mecburi olan. * Fık: Yerine getirilmesi her müslüman için gerekli ve borç olup, yapılmadığı takdirde büyük günah olan Allah’ın emirleri. Yapılması zannî delil ile belli olan. Terki câiz olmayan. Yapılması şer’an kat’i derecede bir delil ile sâbit olmamakla beraber, her halde pek kuvvetli bir delil ile sâbit bulunan şeydir. Devamını Oku

  • VÂCİBÂT: (Vâcibe. C.) Yapılması lüzumlu olan şeyler. Vâcib olan şeyler. Devamını Oku

  • TEŞEBBÜK: (Şebeke. den) Ağ şeklini alma. Şebekeleşme. * Parmaklarını birbirine giriştirmek. Devamını Oku

  • TEŞEBBÜS: Bir işe girişmek. Bir işi ilk olarak teklif etmek. * Sağlam bir niyetle bir şeye başlamak. * El ile yapışıp bırakmamak. Devamını Oku

  • TEŞEBBÜH: Benzemek, müşâbehet etmek. Zorla benzemeğe çalışmak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar