TEŞA’UB-U AKVAM Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

TEŞA’UB-U AKVAM kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

TEŞA'UB-U AKVAM: Kavimlerin kısım kısım, şube şube olması.

Sponsorlu Bağlantılar

TEŞA’UB-U AKVAM ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • AKVAM: (Kavim. C.) Kavimler. Milletler. Toplumlar. Devamını Oku

  • TEBELBÜL-Ü AKVAM: Muhtelif kavimlerden ibaret bir cemaatin kısım kısım olmaları, muhtelif dil konuşmaları. (Bak: Babil) Devamını Oku

  • ETNOGRAFYA: (Etnografi) yun. Kavmiyyat. Kavimlerin, milletlerin gelişmesini, terakkisini ve has vasıflarını inceleyen, onların kültürlerinden bahseden ilim kolu. Devamını Oku

  • ETNOGRAFYA: (Etnografi) yun. Kavmiyyat. Kavimlerin, milletlerin gelişmesini, terakkisini ve has vasıflarını inceleyen, onların kültürlerinden bahseden ilim kolu. Devamını Oku

  • BÂBİL KULESİ: Tevrat’ın rivayetine göre Hz. Nuh’un (A.S.) oğulları tarafından gökyüzüne ulaşmak için yaptırılmış büyük bir kuledir. Rabbimiz bu kulede çalışmakta olanların dillerini değiştirmiş ve birbirlerini anlamaz hale getirmiştir. Bundan dolayı tamamlanamamış ve 72 dil burada meydana gelmiştir. (Buna “tebelbül-i akvam” denir.) Müslümanlıkta, bu kuleyi Nemrud’un gökyüzüne yükselerek Allah’ın işlerine karışmak maksadıyla yaptırmış olduğu rivayet Devamını Oku

  • GASASE: (Gasis-Gususe) Davarın zayıf olması. * Sözün boş ve faydasız olması. * Yaradan irinin akması. Devamını Oku

  • KATT: Katı bir cismi yontma, enine kesme. * Saçın kıvırcık olması. * Narhın, fiatın fazla olması. Devamını Oku

  • DENEN: Bir kişinin belinin bükülüp eğri olması. * Kolları çok kısa olmak. * Hayvanların ayakları kısa ve göğüsleri yere yakın olması. Devamını Oku

  • DERES: Nişanın belirsiz olması. * Kaftanın eskimesi. * Evin köhne olması. Devamını Oku

  • ZEKİK: Yazının satırlarının sık olması. * Yürürken kişinin adımlarının bibirine yakın olması. Devamını Oku

  • ŞERNAK: Göz kapağının ağır ve kalın olması. * Ekinin bir mertebe uzun olması. Devamını Oku

  • ETNOLOJİ: yun. Kavimleri, ayrı dil ve ırktan toplumların hayat ve özelliklerini inceleyen ilim. Önce hristiyan misyonerleri dinlerini yaymak için kavimlerin özelliklerini öğrenme ihtiyacını duymuşlar ve onların zayıf damarlarından faydalanmayı düşünmüşlerdir. 19.yy.dan itibaren ilmî gaye ile araştırmalar yapılmıştır. Bugün siyasî ideolojiler yayılmak amacı ile, etnik, kavmî hususiyetler ve zaaflardan istifade ederler. Devamını Oku

  • KAL': Bir şeyi kökünden çekip koparmak. * Kendisinden iyi kalay çıkan maden. * Azletmek. Bir tarafa ayırmak.(… İşte bak: şu cezire-i vasiada vahşi ve âdetlerine mutaassıb ve inadcı muhtelif akvamı ne çabuk âdât ve ahlâk-ı seyyie-yi vahşiyanelerini def’aten kal’ u ref’ ederek bütün ahlâk-ı hasene ile teçhiz edip bütün âleme muallim ve medeni ümeme üstad Devamını Oku

  • ASEM: Kesbetmek. Kazanmak. çalışmak. * Dirsekten itibaren elin kuruyup çolak ve eğri olması. * Ayağın topuktan kuruyup eğilmesi ve aksak olması. Devamını Oku

  • BEDR: (Bedir) Dolunay. Ayın en parlak olduğu hâli. * Mekke-i Mükerreme ile Medine-i Münevvere arasında bir yer ismi. * Bir şeyin tamam olması. * Sibâk ve sür’ât etmek. * Bir işin ansızın zâhir olması.* Tam ve münasib olan âzâ. * Dolu şey. * İyi hizmet eden köle. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar