TESADÜFÎ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

TESADÜFÎ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

TESADÜFÎ: Rastgele. Tesadüf olarak. Tedbirsiz meydana gelmek suretiyle.

Sponsorlu Bağlantılar

TESADÜFÎ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • TESADÜF: Rastgelme. Bir şey kendiliğinden olma. Tedbirsiz meydana gelme. (Bak: Delil-i inayet) Devamını Oku

  • TESADÜFEN: Tesadüf olarak, rastgele. Devamını Oku

  • MÜTESADİFÎN: (Mütesadif. C.) Rastgelenler, tesadüf edenler. Devamını Oku

  • MÜTESADİF: Tesadüf eden, rastgelen. Karşılaşan. Devamını Oku

  • TESADÜM-Ü EFKÂR: Fikirlerin çarpışması. Münazara.(Hak namına, hakikat hesabına olan tesadüm-ü efkâr ise: Maksadda ve esasta ittifak ile beraber, vesâilde ihtilâf eder. Hakikatın her köşesini izhar edip, hakka ve hakikata hizmet eder. Fakat tarafgirane ve garazkârane firavunlaşmış nefs-i emmare hesabına hodfuruşluk, şöhretperverâne bir tarzdaki tesadüm-ü efkârdan “bârika-i hakikat” değil, belki fitne ateşleri çıkıyor. Çünkü maksadda ittifak Devamını Oku

  • TESADÜM: Vuruşma. Şiddetle çarpışma. Devamını Oku

  • ESNA-İ TESADÜM: Ask: Çarpışma anı, müsademe zamanı, vuruşma esnası. Devamını Oku

  • ARAZAN: Rastgele, tesadüfen, tevafukan. Devamını Oku

  • MÜTESADİM: (Sadme. den) Birbirine çarpışan, birbirine çarpıp vuran. Devamını Oku

  • İTTİFAKÎ: (İttifakiyye) Birleşmeye, sözleşmeye, ittifaka veya uyuşmaya ait. Tesadüfle, rastgele. Devamını Oku

  • NEŞ’ET: Meydana gelmek, vücuda gelmek. Büyüyüp kat ve kamet sahibi olmak. Yetişmek, ileri gelmek. * Çıkmak. Kaynak olmak. Devamını Oku

  • DARVİNCİLİK: 19. yy.da yaşamış İngiliz düşünürü Darwin’in kurduğu bir nazariye, görüş. “Evrim teorisi: Tekâmül nazariyesi” adıyla da anılan bu görüşe göre; insan dâhil bütün canlıların başlangıçta tek hücreli canlı olarak meydana geldiklerini, so a tesadüfen nesilden nesile farklılaşıp başkalaştığını, bu tesadüfî değişikliklerden çevre şartlarına uygun olanlara sahip canlıların yaşadığını, diğerlerinin yok olduğunu, böylece canlıların gittikçe Devamını Oku

  • AYIKLANMA: t. (Biyolojide) Çevre şartlarına en iyi uyabilen canlıların hayatta kalıp çoğaldığı, uyamıyanların öldüğü ve nesillerinin yok olduğu, böylece canlılardan tabii bir tekâmül (evrim) meydana geldiğini savunanların ileri sürdüğü bir tâbirdir. Ayıklanma ile tekâmül görüşü tabiatta herşeyin tesadüfle meydana geldiği peşin hükmüne dayanır. Hayatı ve kâinatı tesadüfle açıklamak hem ilmi, hem aklı inkârdan başka birşey Devamını Oku

  • ZUHUR: Meydana çıkmak. * Ansızın meydana gelmek. * Baş göstermek. Görünmek. * Hulul. * Galip olmak. * Âlîkadr. Devamını Oku

  • MÜSADİF: Rastlayan, tesadüf eden. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar