TESADÜF Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

TESADÜF kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

TESADÜF: Rastgelme. Bir şey kendiliğinden olma. Tedbirsiz meydana gelme. (Bak: Delil-i inayet)

TESADÜF ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • TESADÜFÎ: Rastgele. Tesadüf olarak. Tedbirsiz meydana gelmek suretiyle. Devamını Oku

  • MÜTESADİFÎN: (Mütesadif. C.) Rastgelenler, tesadüf edenler. Devamını Oku

  • MÜTESADİF: Tesadüf eden, rastgelen. Karşılaşan. Devamını Oku

  • TESADÜFEN: Tesadüf olarak, rastgele. Devamını Oku

  • TESADÜM-Ü EFKÂR: Fikirlerin çarpışması. Münazara.(Hak namına, hakikat hesabına olan tesadüm-ü efkâr ise: Maksadda ve esasta ittifak ile beraber, vesâilde ihtilâf eder. Hakikatın her köşesini izhar edip, hakka ve hakikata hizmet eder. Fakat tarafgirane ve garazkârane firavunlaşmış nefs-i emmare hesabına hodfuruşluk, şöhretperverâne bir tarzdaki tesadüm-ü efkârdan “bârika-i hakikat” değil, belki fitne ateşleri çıkıyor. Çünkü maksadda ittifak Devamını Oku

  • TESADÜM: Vuruşma. Şiddetle çarpışma. Devamını Oku

  • ESNA-İ TESADÜM: Ask: Çarpışma anı, müsademe zamanı, vuruşma esnası. Devamını Oku

  • MÜTESADİM: (Sadme. den) Birbirine çarpışan, birbirine çarpıp vuran. Devamını Oku

  • HUDUS: Yeniden meydana gelme. So adan peyda olma. Yok iken vücuda gelme. Devamını Oku

  • SUDUR: Olma, meydana gelme. Sâdır olma. * (Sadr. C.) Göğüsler, sadırlar. Devamını Oku

  • FÂSİD DAİRE: Man: A yı B ile, B yi A ile ispat etmek. Bir düşünceyi isbat etmek için isbat edilmemiş başka bir düşünceyi delil olarak kullanmak ve bunu da isbat için isbatı istenen ilk düşünceyi doğru sayıp buna delil diye kullanmak. Yani isbat edilen ile isbat edeni birbirine delil saymak olup isabetsizdir. Devamını Oku

  • MÜSADİF: Rastlayan, tesadüf eden. Devamını Oku

  • HÜCCİYET: İhticaca salih olma. Delil sayılabilme, sağlam delil kabul edilir olma. Devamını Oku

  • İNAYET DELİLİ: (Bak: Delil-i inayet) Devamını Oku

  • HODRU: f. Kendiliğinden. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar