TEREK Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

TEREK kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

TEREK: Eski Türk odalarına, insan boyu yüksekliğinde olmak üzere duvarlara boydan boya yapılan raflara verilen addır. Dükkânlarda eşya koymağa mahsus bölmeli raflara da terek denilir.

TEREK ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MU’TEREK: Cenk ve kıtal yeri. Savaş meydanı. Devamını Oku

  • MÜŞTEREK: Birlikte, ortak kullanılan. * Elbirliğiyle yapılan, birlik. Devamını Oku

  • ITK-I MÜŞTEREK: İki veya daha fazla kimsenin, mâlik oldukları bir köleyi azad etmeleridir. Devamını Oku

  • HADD-İ MÜŞTEREK: Ortak derece. Devamını Oku

  • MÜŞTEREK-ÜL MENFAA: Beraberce ve ortaklaşa faydalanma. Devamını Oku

  • LAFZ-I MÜŞTEREK: Huk: Birçok müsemması bulunan lafızdır ki, hangi mânâ kasdolunduğu taayyün etmediği surette mânasız addolunur, onunla amel olunmaz. Devamını Oku

  • FÂİL-İ MÜŞTEREK: Huk: İşlenmiş olan bir suçta parmağı olan. Suç ortağı. Devamını Oku

  • ŞART VE CEZA FİİLİNDEN TEREKÜB ETMİŞ CÜMLEYE ŞART VE CEZA CÜMLESİ DENİR. MESELÂ: (MEN YATLUB YECİD: Kim isterse bulur) cümlesinde olduğu gibi. Devamını Oku

  • FEVZİYE: Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması üzerine II.Sultan Mahmud tarafından eski odalar mevkiine verilen isimdir. Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması esnasında, yeni odalar Kara Cehennem’in attığı yağlı paçavralarla yanmış, eski odalar da ocağın ilgasından birkaç gün so a yıktırılmıştır. Gerek yanan ve gerekse yıkılan yerlerin vaziyetlerinin tâyini hakkında Sadrazam Selim Mehmed Paşa’nın, Padişaha arzettiği telhis üzerine, Sultan Mahmud, yeni Devamını Oku

  • KAMARA: Vapurlarda mevki sayılan odalar ve salonlar. * Gemide kaptan gibi erkâna mahsus odalar. * Buğday ve arpa gibi mahsul demetlerinden harman yerinde yapılan küme. * Avrupa devletlerinde millet meclisi. Devamını Oku

  • HİCAZ DEMİRYOLU MADALYASI: Şam-Hicaz demiryolunun yapımı için para yardımı bulunanlarla, demiryoluna ait işlerde hizmetleri görülenlere verilmek üzere II.Abdülhamid tarafından çıkartılan üç ayrı madalya. 16.9.1902 tarihli nizamname ile çıkarılan bu madalyanın bir tarafında “Hamidiye Hicaz demiryoluna hizmet eden hamiyyetmendâna mahsus madalyadır.” ibaresi; diğer yüzünde defne dalında bir çelenk içinde Abdülhamid II’in “El-gazi” tuğrası, altta ise lokomotif Devamını Oku

  • KÜTÜBHANE: Kitapların bulunduğu salon veya bina. * Belli bir kaideye göre tasnif edilmiş kitaplardan meydana gelen bütün. * Kitap koymağa yarayan bölmeli dolap. Devamını Oku

  • GİRİT MADALYASI: Tar: Biri Sultan Aziz diğeri Sultan II.Abdülhamid devrinde olmak üzere ihdas olunan madalyalar. Her ikisinin de altun ve gümüş olmak üzere iki türlüsü vardı. Girit işinde hizmeti görünen devlet ricaline altun, ikinci derecedeki memurlarla halka, gümüş olanı verilirdi. (O.T.D.S.) Devamını Oku

  • KUMANYA: ing. Bir gemi içinde bulunan kimselerin beslenmeleri için gemiye doldurulan erzak. Gemi zahiresi. * Eskiden piyade kayığının arka kısmındaki dolapçık. * Gemi kileri. Geminin erzak koymağa mahsus yeri. Devamını Oku

  • HARBE: Tar: Kısa mızrak tarzında bir nevi silâhın adıdır. Eskiden “Köylü” adı verilen yangın habercisinin taşıdığı ucu demirli değneğe de harbe denilirdi. Eski tüfekleri doldurmağa mahsus demirden yapılmış âlete de “tüfek harbisi” adı verilirdi. (O.T.D.S.) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar