TENİZE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

TENİZE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

TENİZE: Uç, etek.

Sponsorlu Bağlantılar

TENİZE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ZÜLZİL: (C.: Zelâzil) Etek ucu. Devamını Oku

  • DAMEN-BUS: f. Etek öpen. Devamını Oku

  • ZİLZİL: (C.: Zelâzil) Uzun etek. Devamını Oku

  • DAMEN-GİR: f. Eteğe yapışan, etek tutan. * Dâvacı, hasım, şikâyetçi. Devamını Oku

  • MÜZAL: Ek, ilâve, zeyl. * Etek, kuyruk. * Hor ve hakir. Devamını Oku

  • DÂMEN: f. Etek. Kenar. Taraf. Zeyl. Elbise veya dağ eteği. Devamını Oku

  • BUS: f. “Öpen” mânasına gelerek birleşik kelimeler yapılır. Meselâ: Damen-bus $ : Etek öpen. Devamını Oku

  • DÂMEN-İ MUALLÂ: Yüksek şerefli dâmen, muallâ etek. * Mc: Yüksek namus sâhibi. Devamını Oku

  • TENÜK-RU: f. Yüzü yumuşak olan kimse, yüzü yumuşak adam. Devamını Oku

  • TEN’İŞ: Yukarı kaldırma. Devamını Oku

  • TEN: f. Gövde, beden, vücut. * İnsan bedeninin dış yüzü. Devamını Oku

  • ZÂTEN: Esâsen, aslında, asıl olarak. Devamını Oku

  • FİTEN: (Fitne. C.) Fitneler. Devamını Oku

  • DAŞTEN: f. Tutmak, elde etmek, mâlik olmak, zimmetine geçirmek. * Zabtetmek, gasbetmek, almak. * Görüp gözetlemek. * Eskimek, yıpranmak, harab olmak, köhneleşmek. Devamını Oku

  • HÎŞTEN: f. Kendi. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar