TENAKKUT Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

TENAKKUT kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

TENAKKUT: (Nokta. dan) Benek benek olma. Nokta nokta olma.

TENAKKUT ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • NOKTA: (Nukta) Benek. * Durak, mevki. Mahâl. * Göze ârız olan leke. * Durak işareti. * Tek karakol, tek nöbetçi. * Yazıdaki durak işâreti. * Mat: Hiçbir uzunluğu olmayan şekil. Devamını Oku

  • MÜNAKKAT: (Nokta. dan) Noktalı, noktalanmış. Nokta konmuş. Devamını Oku

  • HADIYD: (Hazîz) Oturaklı, mütemekkin, yer. * Dağ eteği. Zir. Alçak yer. * Koz: Ayın veya başka bir seyyarenin mahreki üzerinde dünyaya en yakın bir mesafede bulunan nokta. Dünya ile diğer seyyarelerin güneşin merkezinden en uzak oldukları bir nokta. Devamını Oku

  • NOKTA-İ ZERRİN: Güneş. Altun nokta. Devamını Oku

  • NOKTA-İ MİHRAKİYE: Yanma noktası. Odak noktası. * Çok Esmâ-i İlâhiyyenin tecellisinin toplandığı nokta. Devamını Oku

  • NOKTA-İ TELÂKİ: Karşılaşma noktası. Uygun ve karşılıklı nokta. Buluşma noktası, yeri. * Münâsebet. Uygunluk. Devamını Oku

  • BUK’A: Yer parçası, ülke. * Boş ve ıssız yer. * Sağlam ve büyük bina. * Benek leke. Devamını Oku

  • LEKE: t. Benek. Kir izi. * Kusur. Devamını Oku

  • KELEF: Yüzdeki benek. * şiddetli sevgi. Devamını Oku

  • BENEK: f. Atlas zemin üzerine sırma işlemeli bir çeşit kumaş. Devamını Oku

  • BENEK: f. Atlas zemin üzerine sırma işlemeli bir çeşit kumaş. Devamını Oku

  • FAKR: İhtiyaç, yoksulluk. * Azlık, muhtaçlık. * Cenab-ı Hakk’a karşı fakrını, ihtiyacını hissetmek. * Tas: Kendisindeki bütün her şeyin Allah’a âit olduğunu bilmek.(Gecede zulümat, nasıl nuru gösterir. Öyle de: İnsan, zaaf ve acziyle, fakr ve hâcâtiyle, naks ve kusuru ile, bir Kadir-i Zülcelâl’in kudretini, kuvvetini, gınâsını, rahmetini bildiriyor ve hâkezâ.. Pekçok evsâf-ı İlâhiyyeye bu suretle Devamını Oku

  • BENC: Türkçede “benek” adı verilen bir ot cinsidir ve tohumuna “bezr-ül benec” derler. Devamını Oku

  • HİNDU: f. Satürn (Zühal) gezegeni. * Benek, ben. * Hind’in Brahman ahalisinden olan. * Hindliler gibi pek esmer adam. Devamını Oku

  • SAHABET: Sâhib olma, sâhib çıkma. * Sohbetinde bulunmuş olma. * Yardım etme, koruma, arka olma. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar