TEFARİK-UL ASÂ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

TEFARİK-UL ASÂ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

TEFARİK-UL ASÂ: Bir atasözüdür. Bu darb-ı mesel hakkında meşhur Kamus Tercümesi'nde hülâsaten şu mâlumat var: "Arab'dan fakir bir kadının zaif ve gayet huysuz bir oğlu varmış. Yaptığı müteaddit kavgalarda meselâ bir defasında burnunu, bir defasında kulağını, bir defasında dudaklarını kesmişler. Her bir defasında da annesi çocuğunun kesilen azalarına bedelen diyet alarak zenginleşti. Bu sebeple oğluna: "Sen tefarik-ul-asâdan daha faydalısın." Zira o, asâ ki, bir cins ağaç olup, parçalandıkça her bir parçasından yine faydalı şeyler yapılırdı. Onun gibi oğlunun da vücud parçaları daha faydalı oldu. Yani, bir (şey) olmakla beraber, muhtelif fayda cihetleri bulunan şeyler için mecazen bu tabir kullanılır.

TEFARİK-UL ASÂ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • TEFARİK: Müteferrik olanlar. Tefrikalar. Ayırma ve seçmeler. * Taksitler. Ufak tefek şeyler. Ayrıca şeyler. * Küçük hediyelik eşya. Devamını Oku

  • ASÂ-YI MUSÂ: Hz. Mûsânın (A.S.) Asâsı. * Kafir sihirbâzları Cenab-ı Hakkın izniyle mağlub eden ve taşa vurduğunda hemen Cenab-ı Hakkın izni ile su çıkaran Hz. Mûsânın (A.S.) mucizeli değneği. Bu mucizeye teşbih olarak, her bir zerrede ve her şeyde Allahın (C.C.) varlığını, birliğini ve kudsi sıfatlarını isbat ederek imân âb-ı hayatını gösteren ve bununla kâfirleri Devamını Oku

  • TEFARÜT: Müsabaka etmek, yarışmak. Devamını Oku

  • TEFARİC: (Tefric. C.) Yırtmalar, genişletmeler. * Ferah vermeler. * Korkaklar, zaifler, yüreksizler. * (Tifrac. C.) Yırtmaçlar, aralıklar. Devamını Oku

  • TEFARİC: (Tefric. C.) Yırtmalar, genişletmeler. * Ferah vermeler. * Korkaklar, zaifler, yüreksizler. * (Tifrac. C.) Yırtmaçlar, aralıklar. Devamını Oku

  • MÜTEFARİK: Ayrı ayrı. Bir birinden farklı olan. Devamını Oku

  • ASÛDE: f. Rahat, huzur içinde. Dinç. Müsterih. Sâkin. * Bir cins helva adı. Devamını Oku

  • ASİD: Başında bir zahmet olup boynunu döndüremeyen ve eğilemeyen, burnundan sümüğü akan deve. Devamını Oku

  • ASÛS: Yalnız yürüyüp, otlayan deve. * Yanından insanlar uzaklaşmayınca kendini sağdırmayan deve. * Av arayan kimse. Devamını Oku

  • FEVÂİD: (Fayda. C.) Faydalar. Faydalı şeyler. Devamını Oku

  • MECAZ: Yerinden ve haddinden tecavüz etmek. Hududunu aşmak. * (Cevaz. dan) Geçecek yer. Yol. * Edb: Hakiki mânâsı ile değil de ona benzer başka bir mânâ ile veya istenileni hatırlatır bir kelime ile konuşmak. İstenilene benzer bir mâna ifadesi. Meselâ: Bazı Hadis-i Şeriflerde dünyaya nezâret eden iki melâikenin öküze ve balığa benzetildiği gibi.Edebiyat: Lügatı’nın, “Mecaz” Devamını Oku

  • ŞAKK-I ASÂ: f. Değneği kırmak. * Mc: İhtilâfa sebeb olmak, topluluktan ayrılmak. Devamını Oku

  • ASÂ: (Fiil veya harftir) Ümid veya korku bildirir. Şek ve yakin manalarına delalet eder; (ola ki, şayet ki, meğer ki, olur, gerektir) manalarına gelir. (Kâde) $ fiiline benzer. Ekseri, (lâkin) (leyte) mânasına temenni için kullanılır. Hitab-ı İlahî kısmında yakîn ve vücubu ifade eder. Devamını Oku

  • AS: Mersin ağacı. Devamını Oku

  • ASÛDE-GÎ: f. Huzur, rahat, asayiş. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar