TECVİD İLMİ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

TECVİD İLMİ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

TECVİD İLMİ: Harflerin mahreç ve sıfatlarına uymak suretiyle, Kur'an-ı Kerim'i hatasız okumayı öğreten bir ilimdir.

Sponsorlu Bağlantılar

TECVİD İLMİ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • TECVİD-İ HURUF: Seslerin mahreçlendirilmesi. Harflerin düzgün olarak telâffuz edilmesi. Devamını Oku

  • TECVİD: (Cevdet. den) Bir şeyi güzel yapma. Süsleme. * Kur’an-ı Kerim’i usulüne uygun olarak okuma ilmi ve buna dair yazılan kitap. Devamını Oku

  • TECVİ': (Cu. dan) Acıktırma. Devamını Oku

  • TECVİL: Seyahat etmek, gezmek. Devamını Oku

  • TECVİL: Seyahat etmek, gezmek. Devamını Oku

  • TECVİR: (Cevr. den) Zora, sıkıya koyma, cevretme. Devamını Oku

  • TECVİF: (C.: Tecvifât) (Cevf. den) Oyma. Oyuk yapma. * Oyuk yer. Devamını Oku

  • TECVİZ: Câiz görme. İzin verme, cevaz verme. Devamını Oku

  • USUL-Ü FIKIH İLMİ: Fıkıh ilmine âit bilgilerin esası ve istinadgâhı olan bir ilimdir. Şer’i hükümlerin mufassal ve muayyen delilleri ve hikmetleri bu sayede bilinir ve bu dini hükümler, bu muayyen ve müşahhas deliller vâsıtası ile istinbat ve isbat olunur. Bu ilme “Hikmet-i teşriiye” de denilmiştir. Devamını Oku

  • İLMİYE RÜTBELERİ: İlmiye denilen ulema sınıfına mahsus rütbeler. Rütbeler, aşağıdan üste doğru şöyle idi: Müderrislik, kibar-ı müderrisîn, mahreç mevleviyeti, bilâd-ı hamse mevleviyeti, Haremeyn-iş şerifeyn mevleviyeti, İstanbul kadılığı, Anadolu ve Rumeli kazaskerliği. Devamını Oku

  • BİLMÜŞAHEDE: Görmek suretiyle, görerek.(Hem Sâni-i Âlem’in nihayet cemalde olan kemal-i san’atı üzerine enzar-ı dikkati celb etmek, teşhir etmek istemesine mukabil, en yüksek bir sada ile dellallık eden; yine bilmüşâhede O Zat’tır… M.) Devamını Oku

  • KERAMET-İ İLMİYE: İktisab suretiyle olmayıp, vehbi yani Cenab-ı Hakk’ın atiyyesi olarak geniş bir ilme mazhariyyetten hâsıl olan ilmi keramet. *İlim tahsili ile çok büyük ilim sâhibi olan bir allâmeden çok daha yüksek vâsi’ ve hârikulâde bir ilme mazhar bulunan, hem ilmî dehâsı ve fart-ı zekâsı tecrübelerle ve harika eserleri ile sâbit ve müsellem olarak bir Devamını Oku

  • MEHARET: Ustalık, beceriklilik, üstadlık. Meleke ve mümârese. * Kur’anda meharet: Hıfzın kuvvetiyle harflerin mahreçlerine riâyettir. Devamını Oku

  • SIFÂT-I ZÂTİYE: (Sıfât-ı lâzime – Sıfât-ı vâcibe) Allah’ın zatından ayrılması mümkün olmayan ve zatına lâzım ve vâcib olan sıfatlar. * Tecvidde: Harflerin zâtından ayrılması mümkün olmayan sıfatlarıdır. (Bak: Sıfât-ı ayniye) Devamını Oku

  • DÜRÜST: f. Sıhhati yerinde, sağ, sahih, salim. * Doğru, hatasız. * Bütün, tam. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar