TECLİYE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

TECLİYE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

TECLİYE: (Cilâ. dan) Cilâlama, cilâ verme. * Aşikâre etmek, açıklamak. * Ruşen etmek, parlatmak.

Sponsorlu Bağlantılar

TECLİYE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • TECLİC: Çok gayret ve ikdâm etmek. Devamını Oku

  • TECLİZ: Muhkem etmek, sağlamlaştırmak. Devamını Oku

  • TECLİD: Ciltleme. * (Celd. den) Hayvanın derisini yüzme. Devamını Oku

  • TECLİD: Ciltleme. * (Celd. den) Hayvanın derisini yüzme. Devamını Oku

  • TECLİL: (Cüll. den) Hayvana çul örtme, hayvanı çulla örtme. Devamını Oku

  • TEHDİYE: Hediye verme, bağışlama. Devamını Oku

  • TAAHHÜD: (Ahd. den) Bir işin veya bir şeyin yapılması için söz verme, üzerine almak. İltizam etme. Resmi söz verme. Yüklenme. * Postaya verilen bir şeyin, yerine varmasını sağlama. Devamını Oku

  • İR’AD: Tehdid etmek, korkutmak. Muztarib etmek. * Kılıç parlatmak. * Kadın yüzünü kendisi açmak. Devamını Oku

  • DİHİŞ: f. Verme, veriş, bağışlama, ihsan, atiyye. Devamını Oku

  • IZAET: Parlatmak. Işıtmak. Işıklı olmak. Aydınlık etmek. Devamını Oku

  • TEDNİR: Ruşen etmek, nurlandırmak, parlatmak. Devamını Oku

  • DİYAS(E): Ekini davar ayağı ile bastırıp çiğnetmek. * Kılıcı ruşen etmek, kılıcı parlatmak. Devamını Oku

  • DİYAS(E): Ekini davar ayağı ile bastırıp çiğnetmek. * Kılıcı ruşen etmek, kılıcı parlatmak. Devamını Oku

  • TAFSİL: Etraflı olarak bildirmek. * Açıklamak, şerh ve beyan etmek. İzah etmek. Devamını Oku

  • TEFTİR: (C. Teftirat) Bıkkınlık verme. Fütur verme. Usandırma. * Zayıf etmek, zayıflatmak. * Naksetmek, eksiltmek. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar