TECAVÜZKÂR Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

TECAVÜZKÂR kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

TECAVÜZKÂR: (C.: Tecavüzkârân) f. Sataşan, saldıran, tecavüz eden.

Sponsorlu Bağlantılar

TECAVÜZKÂR ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MÜTECAVİZ: (Cevâz. dan) Hücum eden, tecüvüz eden. Haddi aşan, geçen. * Sataşan, saldıran. * Sarkıntılık eden. * Çok, fazla. Devamını Oku

  • TECAVÜZ: Haddini aşma. Söz veya hareketle ileri gitme. * Aleyhine hareket etme. * Zorlama. * Geçme. * Sataşma, saldırma, sarkıntılık. Devamını Oku

  • MÜTEARRIZ: (Arz. dan) Başkasının hakkına tecavüz eden, hududuna geçen, * Saldıran, sataşan, taarruz eden. Devamını Oku

  • MÜTECAVİZÎN: (Mütecaviz. C.) Tecavüz edenler, sarkıntılık eden kimseler, saldıranlar. Devamını Oku

  • TECAVÜZÂT: (Tecavüz. C.) Tecavüzler. Sataşmalar. Haddi aşmalar. Devamını Oku

  • TECAVÜZÂT: (Tecavüz. C.) Tecavüzler. Sataşmalar. Haddi aşmalar. Devamını Oku

  • MÜTEADDİ: (Udvan. dan) Başkasının hakkına tecavüz eden, saldıran, sataşan. * Gr: Lâzım fiilinin mukabili. Fiil eseri fâilden mef’ul denilen diğer bir isme geçerse o halde fiil müteaddi olur. Geçişli fiil. (Anlatmak, düşündürmek gibi) Devamını Oku

  • SAİL: (Savlet. den) Saldıran. Kibirli olup başkasına tecavüz eden. Devamını Oku

  • MÜTECAVİZÂNE: f. Tecavüz eder şekilde. Tecavüz edene yakışır halde. Devamını Oku

  • MÜBAGATE: Ansızın üzerine saldırma, sataşma. Devamını Oku

  • MÜTECAVİL: Birbiri etrafında dolaşan, cevelan eden. Devamını Oku

  • TAARRUZ: Bir şey veya bir kimse üzerine şiddetle saldırma. Çatma. Düşmana hücum etme. Sataşma. İlişme. Devamını Oku

  • TAARRUZ: Bir şey veya bir kimse üzerine şiddetle saldırma. Çatma. Düşmana hücum etme. Sataşma. İlişme. Devamını Oku

  • TECAVÜR: Komşu olma. Devamını Oku

  • TECAVÜR: Komşu olma. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar