TEBAYÜN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

TEBAYÜN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

TEBAYÜN: İki şey arasındaki uyuşmazlık. Birbirinden ayrı ve başka olmak. İhtilâf vuku bulmak. Zıtlık.

TEBAYÜN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • TEBAYÜNÂT: (Tebayün. C.) Tebayünler, iki şey arasındaki farklılıklar. Devamını Oku

  • MÜTEBAYİN: Birbirine uymayan. Birbirine zıt olan. Birbirinden ayrı. Devamını Oku

  • TEBAYÜ': Bey’edişmek, bir malı diğer bir malla değişmek. Devamını Oku

  • TEBAYİ': (Bak: Tabayi’) Devamını Oku

  • MÜTEBAYİAN: Alıcı ile satıcı. Devamını Oku

  • TEBAYÜN-İ MESALİK: Mesleklerin farklılığı. Devamını Oku

  • TEBAYÜN-İ EFKÂR: Fikirlerin aykırılığı. Düşüncelerin farklı olması. Devamını Oku

  • NÜCH (NECÂH): Zafer bulmak. Hâlâs olmak. Kurtulmak. İhtiyaçlarını giderip zafer bulmak. Devamını Oku

  • TADACÜM: İhtilâf. Anlaşmazlık. * Eğrilik. Devamını Oku

  • BEYNÛNET: Fâsıla, iki şey arasındaki mesafe, aralık. * Fark, ihtilaf, muhalefet. Zıddiyet, anlaşmazlık, terslik. * Ayrılmak, firkat. Devamını Oku

  • MÜHR-Ü NÜBÜVVET: Peygamberlik mühürü. Peygamberimiz Hz. Muhammedin (A.S.M.) iki omuzu arasındaki (sırtındaki) peygamberlik işareti. Devamını Oku

  • SIFFÎN: Hazret-i Ali (R.A.) ile Hazret-i Muaviye (R.A.) arasında vuku bulan muharebelere meydan olmakla şöhret bulmuştur. Sıffîn muharebesinde Hazret-i Ali’nin maiyyetinde 120.000 Hazret-i Muaviye’nin maiyyetinde 90.000 kişi vardı. Hazret-i Ömer’in (R.A.) oğlu Hz. Abdullah da şehid olanların arasında idi. Sıffîn vak’ası 110 gün sürmüş ve doksan muharebe olmuştur.(Hazret-i İmam-ı Ali’nin Vak’a-i Sıffîn’de, Hazret-i Muaviye’nin taraftarlariyle Devamını Oku

  • DİN: Ceza, ivaz. * İman ve amel mevzuu olarak insanlara Cenab-ı Hak tarafından teklif olunan Hak ve hakikat kanunlarının hey’et-i mecmuasıdır. Din, kâinatın, dünyanın hayatın ve insanın yaratılış gayeleri ve var oluş şekillerini açıklıyarak, onları mânasızlıktan ve abesiyetten kurtarır. İnsanların cemiyet hayatında barış içinde ve kardeşçe yaşamalarını sağlar, hakiki saadete ulaştırır. Dinin zayıfladığı cemiyetlerde ırkçılık Devamını Oku

  • VÜCUB: Vâcib ve lâzım olmak. * Sâbit olmak. * Sukut ve vuku. * Sübut ve temekkün cihetiyle lâzım olmak. Bırakılması mümkün olmamak. * Güneşin batması. * Muztarib olmak. Devamını Oku

  • HASASA: (C.: Hasâs) Fakirlik. * Hali yaramaz olmak. * Küçük delik. * İki kişinin arasındaki açıklık. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar