TEAKKUM Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

TEAKKUM kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

TEAKKUM: Tereddüt etmek, kararsız olmak.

TEAKKUM ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • IYAF: Gönül dönmek. * Mütereddit olmak, kararsızlık, tereddüt etmek. * Tiksinmek, iğrenmek. Devamını Oku

  • MÜTEREDDİDÎN: (Mütereddid. C.) Karar veremeyenler, tereddüt edenler, kararsız kişiler. * Bir yere gidip gelenler. Devamını Oku

  • MÜTEREDDİDÂNE: f. Kararsızlıkla. Tereddüd ederek. * Bir yere gidip gelerek. Devamını Oku

  • DÜ-DİLÎ: f. Tereddüt, kararsızlık, neticeye varamamak. Devamını Oku

  • KEŞMEKEŞ: f. Kararsızlık. Karışıklık. Tereddüd. Kavga. Çekişme. Devamını Oku

  • TEREDDÜD: Kararsızlık. Bir mes’ele hakkında karar veremiyerek şüphede kalmak. Devamını Oku

  • İMTİRA’: Çıkarma, ihrac etme, dışarı atma. * Şüphelenme, kuşkulanma. * Tereddüt, mütereddidlik, kararsızlık. Devamını Oku

  • MÜTEREDDİD: Kararsız, teredüdde kalan, karar veremeyen, cesaretsiz. * Bir yere gidip gelen. Devamını Oku

  • KEŞAKEŞ: f. Münâkaşa, çekişme. * Keder, hüzün, tasa, gam.* Sıkıntı, felâket, ıztırab. * Tereddüt, kararsızlık. * Pehlivanların birbirleriyle mücâdeleleri. * İki kişinin, bir şeyi birer uçlarından tutup, her birinin kendine doğru çekmesi. Devamını Oku

  • CENB: Yan taraf. Koltuk altının aşağısı. * Def’etmek, kovmak. * Müştak olmak. * Bir yere gitmek için bir yere inmek. * Birisinin sevdiğinden dolayı kararsız ve muztarib bulunmak. * Büyük ve çok olan. * Engin taraf. * Şetmetmek, söğmek. (L.R.) Devamını Oku

  • TİMLAK: Mülayemet etmek, yumuşaklık göstermek. * Tereddüt etmek, karar verememek. Devamını Oku

  • TEZEBZÜB: Karışıklık. Mütereddit olmak. Kararsızlık. Devamını Oku

  • ŞÜHUS: Yüksek olmak. * Bir yerden bir yere gitmek. * Gözünü bir yere dikip hareket ettirmeden ve kapağını açıp yummadan durmak. * Bir hâdisenin meydana gelmesinden dolayı acı çekip kararsız olmak. Devamını Oku

  • DA’CELE: Gitmekte ve gelmekte tereddütlü olmak. Devamını Oku

  • TAZAMMUN: İhtiva etmek. İçine almak. İçinde başka şeyleri havi olmak. Muhit olmak. * Tazmini kabul etmek. Kefil olmak. * Man: Lâfzın, mevzuu olduğu mânanın cüz’üne delâlet etmesi. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar