TARAF Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

TARAF kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

TARAF: Yan, yön. * Yer, memleket, ülke. Kıt'a. * Taraftarlık, sahip çıkmak, korumak. * Aralarında anlaşmazlık bulunan iki kişiden veya iki topluluktan her biri.

Sponsorlu Bağlantılar

TARAF ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MİN-TARAFİLLAH: Allah tarafından. Cenâb-ı Hakk’ın emriyle. Devamını Oku

  • BÎ-TARAF: Tarafsız. Hiç bir tarafı tutmayan.(Ehl-i ilhad ile ve bilhassa Avrupa mukallitleriyle münâzara ile iştigal edenler büyük bir tehlikeye mâruzdurlar. Çünki, nefisleri tezkiyesiz ve emniyetsiz olması ihtimaliyle tedricen hasımlarına mağlup olur ki, bîtarafane muhakeme denilen münsifane münazarada nefs-i emmareye emniyet edilemez. Çünki, insaflı bir münazır, hayalî bir münazara sahasında, arasıra hasmının libasını giyer, ona bir Devamını Oku

  • MÜTEAKID: (Akd. dan) Anlaşma yapan iki kişiden her biri. Devamını Oku

  • HUDUDNAME: f. Memleket sınırını belirleyen vesika. Harp veya diğer bir ihtilaf sonunda iki taraf murahhaslarınca yerinde tetkik edilerek tanzim olunan harita ve rapor. * Memleket dahilindeki bir çiftlik veya arazinin sınırlarını göstermek üzere yapılmış olan vesika. Devamını Oku

  • İHTİLAFAT: Anlaşmazlıklar, uyuşmazlıklar. İhtilaflar. Devamını Oku

  • EFAHİS: (Ufhus. C.) Taşların aralarında veya kayalıkta bulunan kuş yuvaları. Devamını Oku

  • HIYAR: Hayırlılar. * (C.: Hıyârât) Huk: Bir işi yapıp yapmamada serbestlik. Genel olarak bir anlaşmadan vaz geçme. Hususi bir sözleşmenin fesh veya tasdiki. Muhayyerlik. Kendisinde böyle muhayyerlik bulunan kimse, yaptığı bir akdi diğer tarafın rızasına hâcet kalmaksızın bozabilir. Devamını Oku

  • HEM-AVİZ: f. Harpte karşılaşan iki kişiden biri. Devamını Oku

  • FER': Şube, kol. İkinci derecede olan. Dal budak. * Bir aslın neticesi. * Bir cemaatın şerefli ve daha meşhuru. * Kazancı olan mukayyed mal. Hâzır ve muhâfaza altında olan. * Yükseğe çıkmak ve iki nizalı olanın arasına girip ıslah etmek. * Asıl mes’eleden kollara ayrılmış olan mesele. (L.R.) * İki okçu tarafından atılan oklardan, bir Devamını Oku

  • KATEGORİ: Aralarında herhangi bir bakımdan alâka veya benzerlik bulunan şeylerin hepsi. * Zümre, grup. Devamını Oku

  • ADEM-İ İTİLÂF: Ülfetsizlik, anlaşmazlık. Devamını Oku

  • KIT’A: (C.: Kıtat) Dünyanın kara parçalarından her biri. * Memleket. Ülke. * Mat: Bir dairenin bir yayı ile onun çapı arasındaki kısım. * Tıb: Kesik organın vücudda kalan parçası. * Ask: Çok kalabalık olmayan askerî kuvvet. * Edb: En az iki beyitten yapılmış manzume parçası. * Bir dönüm araziden az olan yer. * Parça, cüz. Devamını Oku

  • TADACÜM: İhtilâf. Anlaşmazlık. * Eğrilik. Devamını Oku

  • HAVERNAK: Irak’ta bulunan Numân-ı Ekber denen biri tarafından binâ edilmiş olan bir köşk. Devamını Oku

  • BENİMSEMEK: t. Sahip çıkmak, bir şey hakkında benimdir iddiasında bulunmak. Kabullenmek. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar