TÂKIYYE-DUZ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

TÂKIYYE-DUZ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

TÂKIYYE-DUZ: f. Takkeci, takke diken.

TÂKIYYE-DUZ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • KALLAS: Takke dikici, takke diken. Devamını Oku

  • KIYYE-İ ATİKA: Okka. Devamını Oku

  • KIYYE-İ ÂŞÂRİ: Kilo. Bin gram olan ağırlık ölçüsü. Devamını Oku

  • KIYYE: Okka. Eskiden kullanılan bir ağırlık ölçüsü. Kıyye-i atika da denir. Şimdiki 1282 gram. (Bak: Okıyye) Devamını Oku

  • İKŞİ’RAR: Ürperme. Ürkmeden dolayı tüylerin diken diken kalkması ve derinin iğne iğne kabarması. Devamını Oku

  • ŞEVKET: Kudret ve kuvvetten doğma haşmet. Padişaha mahsus heybet ve saltanat. * Diken. Diken batmak. Devamını Oku

  • HAR-PÜŞT: f. Diken sırtlı. * Mc: Kirpi. Devamını Oku

  • KALÂNİSÎ: Takkeci. Devamını Oku

  • MÜCELLEF: Az bâkiyye, az miktar artık. Devamını Oku

  • ZAKİ: (Zâkiyye) Saf ve temiz kimse. Hareket ve davranışları düzgün olan kişi. Devamını Oku

  • TURBUŞ: Takke, külah. Başa giyilen örtü. Fes. Devamını Oku

  • SERPUŞ: f. Başa giyilen başı örten külâh, takke, sarık. Devamını Oku

  • ARAK-ÇİN: Kavuğun altına giyilen takke. Devamını Oku

  • KALANSUVE (KULENSİYE): (C.: Kalânis-Kalânis-Kılâs) Takke, külâh, kavuk. (Bak: Kalensüve) Devamını Oku

  • BÜRNÜS: (C.: Berânis) Bir uzun takke. (İbtidâ-i İslâm’da ruhbanlar giyerlerdi.) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar