TAKAZA Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

TAKAZA kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

TAKAZA: Başa kakmak. * Sıkıştırmak. * Hakkını isterken borçluyu zorlamak.

TAKAZA ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • TEVSİK: Vesikalandırmak. Vesikalamak. Sağlamlaştırmak. Yazılı hale koymak. * Bir kimse hakkında -bu emindir, mutemeddir- demek. Devamını Oku

  • TENBİH: (C.: Tenbihât) Göz açtırmak. * Gafletten ikaz etmek. Faaliyetini arttırmak. * Sıkı emir vermek. * Bir işin yapılacağı hakkında yapılan nasihat. Devamını Oku

  • TEKAZA: (Bak: Takaza) Devamını Oku

  • BAHS: Kazmak. * Ayırmak. * Saçmak. * Birşey hakkında etrafiyle söz söyleyip hakikatı araştırma. Konuşulan şey. * Teftiş. * Söz münazarası, muaraza, mübahese. * Bir mevzû hakkında tafsilât, açıklama. * İddialaşma. Devamını Oku

  • SERZENİŞ: f. Takaza, tekdir. Başa kakma, çıkışma, azarlama. Devamını Oku

  • KERS: Kadının hayız görmesi. * Cebretmek, zorlamak. Devamını Oku

  • UBUR: Geçmek. Atlamak. * Zorlamak. * Suyun öte kıyısına geçmek. Devamını Oku

  • İLHAH: Zorlamak. Israr etmek. Bir şeyin kabulü için son derece üstüne düşmek. Devamını Oku

  • CÜRM-Ü MEŞHUD: Suç üzerinde suçluyu yakalamak. Görülen suç. (Suç üstü) Devamını Oku

  • TAHLİYE-İ SEBİL: Bir suçluyu bırakma, salıverme. Devamını Oku

  • MÜTEKAZİ: (Tekaza. dan) Borçluyu (borcunu ödemesi için) sıkıştıran. Devamını Oku

  • KADÎ: Hâkim. Peygamber (A.S.M.) nâmına suçluyu ve suçsuzu ayırıp şeriatla hükmeden hâkim. * Kaza eden. Devamını Oku

  • BEKK: Bir şeyi kakmak. Devamını Oku

  • BEKK: Bir şeyi kakmak. Devamını Oku

  • EL-HAK: Hakkın ta kendisi. Tam doğrusu. Tam gerçekten. * Hakkı, hakkı ile izhar ve beyan eden. * Varlığı hiç değişmeyen, ibadete lâyık ve her hakkın sahibi, Allah (C.C.) Âdil-i Mutlak ve Vacib-i lizâtihi. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar