TAHADDÜR Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

TAHADDÜR kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

TAHADDÜR: (Hader. den) (Kadının) örtünme(si). Tesettür. * Uyuşma, uyuşturulma.

Sponsorlu Bağlantılar

TAHADDÜR ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • TAHADDÜB: (C.: Tahaddübât) (Hadeb. den) Kamburlaşma. Devamını Oku

  • TAHADDİ: Meydan okuma. Devamını Oku

  • TAHADD: Muhalefet edişmek, birbirine karşı gelmek. Devamını Oku

  • TAHADDÜR-İ MİYÂH: Suların akıp gitmesi. Devamını Oku

  • MEYL-İ TAHADDÎ: Meydan okuma meyli. Üstünlüğünü göstermek fikri. Devamını Oku

  • TAHADDÜS: Yok iken peyda olmak. Ortaya çıkmak. Meydana gelmek. Olmak. * Haber vermek, sezgi. Devamını Oku

  • TAHADDİ MU’CİZESİ: Cenab-ı Hakk’ın, Resülüne inzal ettiği Kur’anın şeksiz, şüphesiz bir mu’cize-i ebediye olduğunu sarahaten göstermek için, şüphesi olanlara karşı “Kur’an’ın mislini ve nazirini yapın” diye meydan okuması. Devamını Oku

  • MÜTESETTİR: Saklanıp gizlenmiş olan. Tesettür eden, gizlenen. Devamını Oku

  • TAHDİR: (Hader. den) Örtülendirme, örtülü bulundurma. * Uyuşturmak. Devamını Oku

  • TEEZZÜR: Örtünme, bürünme. Tesettür. Devamını Oku

  • HADER: Uyuşma. Devamını Oku

  • HADER-İ UMUMÎ: Bütün vücudu kaplayan uyuşukluk. Devamını Oku

  • TEHADDÜS: (Bak: Tahaddüs) Devamını Oku

  • MÜTEHADDİŞ: Iztırab çeken. * Tırmalanan, tahaddüş eden. Devamını Oku

  • CİLBAB: Kadın feracesi. Çarşaf. (Bak: Celâbib, Tesettür) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar