TAC Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

TAC kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

TAC: Hükümdarların başlarına giydikleri mücevherli ve kıymetli taşlarla süslü başlık. * Müslümanların, Peygamberimizin sünnetine uygun olarak veya onu temsilen başlarına sardıkları örtü; sarık, imame. * Gelinlerin başlarına koydukları cevahirli süslü başlık. * Kuşların başındaki uzunca tüy. * Çiçeklerin ortalarındaki renkli parlak kısım.

Sponsorlu Bağlantılar

TAC ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • NÜTAC: Doğurmak. * Gebe devenin karnındaki yükü. Devamını Oku

  • TACİR: Ticaret yapan, ticaretle uğraşan. Devamını Oku

  • NİTAC: Yavrulama, yavru doğurma. Devamını Oku

  • İRTİTAC: Konuşurken kekelemeye başlama, dili tutulma. Devamını Oku

  • TAC Ü SERİR: Taç ve (üzerine oturulan) taht. Devamını Oku

  • MURASSA': Süslü. Kıymetli taşlarla süslenmiş. Sırmalı. * Birbirine yanaştırılmış. Oturtulmuş. * Edb: İki mısra veya iki fıkrası birbiri ile aynı vezin ve kafiyede olan söz veya beyit. * Bir nevi yazı. Devamını Oku

  • MİNA: Şişe, cam, billur. * Parlak saray. * Sırça. Kuyumcuların kullandıkları lâcivert renkli sırça. Devamını Oku

  • MİYANSER: f. Yarısı kıymetli taşlarla süslü bir cins taç. Devamını Oku

  • KUTB: (Kutub) Dünyanın şimâl veya cenub uçları. (Güney ve kuzey taraflarının son kısımları.) * Elektrik cereyânını meydana getiren veya mıknatısın uçlarından her biri. * Dini bir meslek veya grubun başı. Bir çok müslümanların kendisine bağlandıkları azim ve büyük evliyaullahtan zamanın en büyük mürşidi. Devamını Oku

  • VEŞİA: (C: Veşâyi’) Üstüne iplik sardıkları ağaç. * Tarikat. Devamını Oku

  • HAFFE: (C.: Hıff) Çulhaların bez sardıkları ağaç. Devamını Oku

  • SERDENGEÇTİ: Tar: Akıncılardan düşman ordusu içine dalmak veya muhasara altına alınan bir kaleye girmek için fedai yazılan kimseler. Bunlara ellerinde kınlarından sıyrılmış kılıçlarla bu tehlikeli işlere atıldıkları için “dalkılıç” da denilirdi. Düşman ordusuna dalacak veya kaleye girecek olanların dönmelerinden ziyade ölmeleri ihtimâli olduğu için bu adı almışlardı. (O.T.D.S.) Devamını Oku

  • Mİ’VEZ(E): (C: Meâviz) Çocuk sardıkları bez, kundak. * Eski kaftan. Devamını Oku

  • CEVAHİR: (Cevher. C.) Cevherler. Çok kıymet verilen ve az bulunan şeyler, çok kıymetli mâden veya taşlar. * Mc: Çok kıymetli söz veya faydalı yazılar. Devamını Oku

  • HIRVATÎ: Tar: Sipahilerin başlarına giydikleri külâh tarzındaki başlık. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar