TABUT Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

TABUT kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

TABUT: (C.: Tevâbit) Sandık. * Ölü nakline mahsus sandık. * Dönüp dolaşıp gelinecek merci-i küll. * Hz. Musa Aleyhisselâm'a inen evâmir-i aşerenin konulduğu sandık. * Su kovası.

Sponsorlu Bağlantılar

TABUT ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • CİNAZE: Tabut. İçine cenaze konulan sandık. Devamını Oku

  • ULÜ-L AZM: Kat’i azim sahibi, ciddiyet, sabır, sebat sahibi büyük zâtlar, hususan peygamberler (Aleyhimüsselâm). Başta Hz. Muhammed (A.S.M.), İsa, Musa, İbrahim, Nuh (A.S.).(Kur’an-ı Hakîm ehl-i şuura imamdır. Cin ve inse mürşiddir. Ehl-i kemale rehberdir. Ehl-i hakikata muallimdir. Öyle ise, beşerin muhaveratı ve üslubu tarzında olmak zaruri ve kat’idir. Çünkü, cin ve ins münacâtını ondan alıyor. Devamını Oku

  • ABDAN: (Ab. dan) Bahçe kovası, bahçe sulamaya mahsus süzgeçli kova. * Sidik kesesi, mesane. Devamını Oku

  • YED-İ BEYZÂ: Musa Aleyhisselâm’ın mu’cize olarak gösterdiği beyaz ve parlak eli. Bu tabir mecaz olarak keramet ve hârikulâde haller ve meziyetler hakkında kullanılır. Devamını Oku

  • NÂZİL: (Nüzul. dan) Nüzul eden, inen, yukardan aşağıya inen, bir yere konan. Bir yerde konaklayan. Devamını Oku

  • YAHYA (A.S.): Zekeriya’nın (A.S.) oğludur. Benî İsrail Peygamberlerinden ve İsa Aleyhisselâm’ın şeriatı ile amel edenlerden olmuştu. Hz. İsa’dan (A.S.) önce Tevrat’a göre hareket ederdi. Kudüs’ün o zamanki reisi, Hz. Yahya’nın, Hz. Musa şeriatı üzere amel etmediğini ileri sürdüklerinden şehid ettiler. Devamını Oku

  • SAMİRÎ: Hz. Musa Peygamber zamanında Yahudileri şirke sevk eden. Hz. Musa’nın (A.S.) bulunmadığı yerde kavmini yaptığı buzağı heykeline taptırmağa çalışan bir yahudi. Devamını Oku

  • MUHİLL-İ NÂMUS: Nâmusa zarar veren, nâmusa dokunan. Devamını Oku

  • FİR’AVN: Mısır’da, hususan Hazret-i Musa (A.S.) zamanında Allah’a isyan edip ilâhlık dâvasında bulunan, Musa Peygamber’e inanmayan hükümdar. * İlâhlık iddia eden dinsiz, azgın ve şaşkın insan. (Bak: Enaniyet, Mumya) Devamını Oku

  • FİR’AVN: Mısır’da, hususan Hazret-i Musa (A.S.) zamanında Allah’a isyan edip ilâhlık dâvasında bulunan, Musa Peygamber’e inanmayan hükümdar. * İlâhlık iddia eden dinsiz, azgın ve şaşkın insan. (Bak: Enaniyet, Mumya) Devamını Oku

  • MUSA: Beni İsrâil peygamberlerinden Hz. Musa’nın (A.S.) ismi. Dört büyük kitaptan birisi olan Tevrat, vahiy yoluyla kendisine gelmiştir. Yahudilerin en büyük peygamberidir. Şeriatı, İsa’ya (A.S.) kadar devam etti. Yusuf’un (A.S.) soyundan Yuşa nâmındaki peygamberi yerine tâyin ederek vefat etmiştir. Mısır firavununa karşı mücadele etti. Harun (A.S.) kardeşi ve kendi veziri hükmünde idi.(Mısır Kıt’ası, kumistan olan Devamını Oku

  • MUSA: Beni İsrâil peygamberlerinden Hz. Musa’nın (A.S.) ismi. Dört büyük kitaptan birisi olan Tevrat, vahiy yoluyla kendisine gelmiştir. Yahudilerin en büyük peygamberidir. Şeriatı, İsa’ya (A.S.) kadar devam etti. Yusuf’un (A.S.) soyundan Yuşa nâmındaki peygamberi yerine tâyin ederek vefat etmiştir. Mısır firavununa karşı mücadele etti. Harun (A.S.) kardeşi ve kendi veziri hükmünde idi.(Mısır Kıt’ası, kumistan olan Devamını Oku

  • MUSEVİ: Hz. Musa’nın (A.S.) dinine tâbi olan. Yahudi. (Bak: İsrail) * İmam-ı Musa Kâzım nesline mensub olan. Sadat-ı Museviyeden. Devamını Oku

  • MUSEVİ: Hz. Musa’nın (A.S.) dinine tâbi olan. Yahudi. (Bak: İsrail) * İmam-ı Musa Kâzım nesline mensub olan. Sadat-ı Museviyeden. Devamını Oku

  • SEFT: Kabir üstüne koyulan taş. * Tabut. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar