TABDADE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

TABDADE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

TABDADE: f. Parlatılmış, yandırılmış.

Sponsorlu Bağlantılar

TABDADE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • RUŞENGİR: Cilâcı, parlatıcı. Devamını Oku

  • ZİDA(Y): Cilâlayıcı, temizleyip parlatıcı. Devamını Oku

  • MÜZEHHEBE: Yaldızlanmış, parlatılmış. Devamını Oku

  • DİL-EFRUZ: (Dilfiruz) f. Kalbi yakan, gönül parlatıcı. Devamını Oku

  • PERDAHTE: f. Cilâlanmış, parlatılmış. * Temizlenmiş, düzenlenmiş, tertib edilmiş. Devamını Oku

  • MEVKUD: (İkad. dan) Yakılmış. Yandırılmış olan. Devamını Oku

  • AKILSUZ: f. Aklı yandıran, aklı gideren. Devamını Oku

  • MEMHUS: Parlatılmış, cilâlanmış. * Etli, şişman, dolgun insan veya hayvan. Devamını Oku

  • İSRAC: (Sirac. dan) Yakma, yandırma. Devamını Oku

  • MAHREK: (Mahrak) Yakılacak yer. Bir şeyin yandığı yer. Devamını Oku

  • SEF': Alâmet. İşaret. * Yandırmak. * Kara etmek. * Çekmek. Devamını Oku

  • İHRAK: Ateşe atmak. Yakmak. Yandırmak. * Bulamaç yapmak. Devamını Oku

  • MÜNEVVER: (Nur. dan) Mc: Kur’anî ve imanî eser okumakla ve ibadet ve taatla nurlanmış. Nurlandırılmış, ışıklı. * Uyanık. İntibaha gelmiş. Akıllı âlim. İmanî ve İslâmî tahsil ve terbiye görmüş. * Parlatılmış. Devamını Oku

  • HILFE: Muhalefet etmek, karşı gelmek. * Biri gidip diğeri geriye gelmek. * Biçildikten veya yandıktan so a biten ot. * So a biten yemiş. Devamını Oku

  • HİSSİYAT-I HAFİYYE: Gizli hisler, duygular.(Ehl-i imana hücum eden ehl-i dalâlet, bu asır cemaat zamanı olduğu cihetle, cemiyet ve komitecilik mâyesiyle bir şahs-ı manevî ve bir ruh-u habis olmuş. Müslüman âlemindeki vicdan-ı umumî ve kalb-i küllîyi bozuyor ve avamın taklidî olan itikadlarını himaye eden İslâmî perde-i ulviyeyi yırtıyor ve hayat-ı imaniyeyi yaşatan an’ane ile gelen hissiyat-ı Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar