SÜTUN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

SÜTUN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

SÜTUN: f. Direk, amud, rükün. Silindir biçiminde destek. * Gazete veya kitap sahifelerinde yukarıdan aşağıya olan bölünmüş kısımlardan herbiri. Kolon.

Sponsorlu Bağlantılar

SÜTUN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ÂSİYE: Kederli, hüzünlü kadın. * Sütun, kolon, direk. * Hz. Musa’yı (A.S.) Nil nehrinden çıkararak büyütüp yetiştiren kadın. Firavunun zevcesinin ismi. Devamını Oku

  • TUNİ: f. Sefih, alçak, rezil. * Külhanbeyi. * Hırsız. Devamını Oku

  • FÜTUN: İmtihan ve tecrübe etmek. * Birbiri ardınca mihnete ve şiddete düşmek. Devamını Oku

  • AŞK-I EFLÂTUNÎ: Maddeci olmayan aşk. Devamını Oku

  • HETN (HÜTUN): Yağmur yağmak. Devamını Oku

  • AMUDÎ: Yukarıdan aşağıya dikey olarak. Direk gibi yukarıdan aşağıya düz ve şakulünde olarak. Devamını Oku

  • ÜSTÜVANE: Geo: Silindir. Direk şeklindeki sütun. İçi boş direk şekli. Devamını Oku

  • MATBU': Tab’ olunmuş. basılmış, kitap veya gazete haline gelmiş. Basılıp matbaadan çıkmış olan. Devamını Oku

  • NERGİS: (Nerges – Nercis) İri papatya biçiminde ortası yeşil veya sarı, yaprakları gri ve sarı bir çiçek. Suyu, uyuşturucudur. Mahmur bakışı andırır. Devamını Oku

  • SİMMÎ: (C.: Esmiyâ) Adaş, isimleri aynı olan kişilerin herbiri. Devamını Oku

  • GÜLLE: Top mermisi. (Vaktiyle demirden veya taştan yuvarlak olarak yapılırdı. Şimdi çelikten, silindir biçiminde ve ucu sivri olarak yapılmaktadır.) Devamını Oku

  • AMUD: Dik, dikine. Sütun, direk. Devamını Oku

  • DİAM(ET): Binaya vurulan destek, direk, payanda. * İleri gelen, makamca yüksek olan baş başkan, reis, şef. Devamını Oku

  • CERİDE-İ HAVÂDİS: 1840’da Çörçil ismindeki bir İngiliz tarafından çıkarılan ilk hususî gazete. Devamını Oku

  • İMAD: Direk, kolon. * Temel, esas. * Kuvvet. * Bir kavmin reisi ve başta geleni. * Yüksek bina. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar