SÜLÜSAN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

SÜLÜSAN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

SÜLÜSAN: Üçte iki. Üç kısımdan iki kısım.

Sponsorlu Bağlantılar

SÜLÜSAN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • SİYASETEN: Siyaset bakımından, siyasî bakımdan. Devamını Oku

  • İLÇE: t. İdarî bakımdan vilâyetten so a gelen yer. Kaza. Kaymakamlık. Devamını Oku

  • LÂT: İslâmdan önce Arapların Kâbe’de bulunan putlarından biri. Devamını Oku

  • MİN-VECHİN: Bir bakımdan, bir cihetten. Devamını Oku

  • İKİLİK: t. İki kuruş kıymetindeki eski gümüş para. * İki kısımdan meydana gelmiş. * Ayrılık, ihtilâf, ikiye bölünme, iki taraf olma. Devamını Oku

  • İKİLİK: t. İki kuruş kıymetindeki eski gümüş para. * İki kısımdan meydana gelmiş. * Ayrılık, ihtilâf, ikiye bölünme, iki taraf olma. Devamını Oku

  • MÜSEDDES: Altı kısımdan meydana gelmiş. * Altılı. Altıgen. Devamını Oku

  • VECHEN: Bir vechiyle. Bir suretle. Bir bakımdan. Devamını Oku

  • MUSAMMAT: Edb: Beyitleri kafiyeli ve dört kısımdan ibaret olan manzume. Devamını Oku

  • KATEGORİ: Aralarında herhangi bir bakımdan alâka veya benzerlik bulunan şeylerin hepsi. * Zümre, grup. Devamını Oku

  • SEMA: Gök yüzü. Asuman. Gök. * Her şeyin sakfı. * Gölgelik. * Bulut ve emsali örtü.(Resul-i Ekrem’den (A.S.M.) şöyle rivayet olunmuştur. Sema’ya uruç buyurdukları zaman kale burçları gibi bir mevkide bir takım melâike görmüştü. Bunlar birbirlerinin yüzüne doğru, mütekabilen yürüyüp gidiyorlardı. Bunlar nereye gidiyorlar diye Resul-i Ekrem (A.S.M.) Cebrâil’e (A.S.) sordu. Cebrâil: Bilmiyorum. Ancak yaratıldığımdan Devamını Oku

  • SİPER-İ SÂİKA: Yıldırımdan korunmak için gemilerle, minarelere ve büyük binalara konan âlet. Paratoner.Gemilerde direklerin şapkalarına konulur ve üzerlerine, bir ucu denize kadar sarkıtılmış bakır tel bağlanır. Direkleriyle teknesi ağaç olmayan gemilerde tel yoktur. Telin gördüğü nakil hizmetini geminin demir kısmı yapar. Minarelerle büyük binaların en yüksek noktalarına konularak sarkıtılan bakır tel, toprağa gömülüdür. Devamını Oku

  • EBU ZENE: Maymun.EBU ZERR-İ GIFFARÎ $ Cündüb bin Cünâde (R.A.) : İlk İslâm olanların beşincisi olup ilimde İbn-i Mes’ud hazretlerine müsavi sayılırdı. Resül-ü Ekrem Aleyhissalâtu Vesselâmdan 281 Hadis-i Şerif nakletmiştir. Hazreti Ali Kerremallahu Vechehu kendisine “İlim dağarcığı” lâkabını vermiştir. Hi: 31’de Hakkın rahmetine kavuşmuştur. (R.A.) Devamını Oku

  • HELAL: Allah’ın müsaade ettiği şey. Haram olmayan. Dinî bakımdan kullanılmasında, yenilip içilmesinde, dinlenmesi veya bakılmasında yahut dokunulmasında nehiy olmayan. * İhramdan çıkan hacı. Devamını Oku

  • CERCİS: (A.S.) : (Circis) Taberi tarihine göre: İsâ Aleyhisselâmdan so a gelmiş ve Filistinde yaşamış ve onun şeriatı ile amel etmiş olan bir peygamberdir. Yedi sene içersinde tebliğde bulunarak çok işkencelere maruz kalmış, müteaddid defalar öldürülmüş ve mu’cize ile dirilerek tekrar tebliğ vazifesine devam etmiştir. Kendisine düşmanlık eden kavim ateşle helâk edilmiştir. En sonunda yine Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar