SÜLFE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

SÜLFE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

SÜLFE: Kişinin aceleyle hazırladığı yemek.

Sponsorlu Bağlantılar

SÜLFE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • SİMAT: (C.: Sümut) Sofra. Yemek masası. * Yemek. * Ziyâfet. Devamını Oku

  • BEVVEE: Hazırladı, yerleştirdi, sâhib kıldı (meâlinde fiil). Devamını Oku

  • BEVVEE: Hazırladı, yerleştirdi, sâhib kıldı (meâlinde fiil). Devamını Oku

  • MEHAMMŞİNÂS: f. İşinin ehli. İşden anlıyan. Devamını Oku

  • SÜRTÜM: Kap içinde kalan yemek artığı. Devamını Oku

  • HAZD: Ağaçtan diken koparmak. * Ağacın kabuğunu soymak. * Çok hızlı ve şiddetle yemek yemek. Devamını Oku

  • TASABBUH: Sabahleyin uyumak. * Sabah kahvaltı yapmadan yemek yemek. Devamını Oku

  • KAZM: Kuru şeyler yemek. * Dişlerin etrafıyla bir şeyi ısırıp yemek. Devamını Oku

  • MUT’İM: (Taam. dan) Yemek veren, yemek yediren, doyuran. Devamını Oku

  • MATAİM: (Mat’am. C.) Yemek yenilecek yerler. Yemek odaları. Devamını Oku

  • REBİKE: Hurmayı yağla ve keş ile karıştırıp hamur ederek yapılan bir yemek. * Öğünmüş keşi, un ve yağ ile karıştırıp yapılan yemek. * Bulamaç aşı. Devamını Oku

  • TEVARÜS: Mirasa konmak, birisine diğerinden irsen geçmek. Miras yemek. Devamını Oku

  • TELEMMÜC: Yemek artığını dil ile ağızda aramak. * Tatmak. * Yemek. Devamını Oku

  • MÜLTEMİSÎN: (Mültemis. C.) İltimas edenler, kayıranlar. Biri için aracılık edip işinin görülmesini dileyenler. Devamını Oku

  • CEDİ: Güneş medarının oniki burcundan birisi. Oğlak burcu. (Güneşin cenuba doğru inişinin en aşağı derecesini bildirir.) * Keçinin erkek yavrusu, erkek oğlak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar