SUKUK Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

SUKUK kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

SUKUK: şeriat mahkemesince verilen ilâmlar ve onda geçen tabirler.

Sponsorlu Bağlantılar

SUKUK ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ÖŞÜR: Ondalık, onda bir. Mahsullerden, Kur’an-ı Kerim hükümlerince onda bir olarak alınan zekât. Devamını Oku

  • PRANGA: İng. Eskiden ağır cezalı mahkûmların ayaklarına takılan kalın zincir. * Halkalarıyla beraber iki okka yüz dirhem ağırlığındaki demire verilen addır. * Umumi hapishanelerde, hapishanenin iç nizamını bozan ve taşkınlık gösteren mahkûmların ayaklarına da pranga vurulurdu. Devamını Oku

  • HADD-İ ŞER’Î: Şeriat kanunlarıyla verilen ceza. Devamını Oku

  • HÜKM-İ ŞER’Î: Kur’an-ı Kerim’e ve Din-i İslâm’a uygun kanun ile verilen karar. Şeriatın hükmü. Devamını Oku

  • İ’LAMAT-I ŞER’İYE: Huk: Şer’iye mahkemelerinden nafaka, nikâh vs. ye dâir verilen i’lâmlar. Devamını Oku

  • ÖŞR-Ü MİŞAR: Onda birin onda biri, yâni yüzde bir. Devamını Oku

  • İCMA-İ ÜMMET: Ist: Aynı asırda yaşamış olan İslâm âlimlerinden müctehid olanların, şeriatın bir mes’elesi hakkında verilen hükümde birleşmeleridir. Devamını Oku

  • İSMETLÜ: Tar: Derece bakımından yüksek kimselere, sultan ve şehzâdelerin hanımlarıyla kızlarına verilen bir ünvan idi. Devamını Oku

  • İSMETLÜ: Tar: Derece bakımından yüksek kimselere, sultan ve şehzâdelerin hanımlarıyla kızlarına verilen bir ünvan idi. Devamını Oku

  • EİMME-İ İSNÂ AŞER: On iki imâm. Silsile-i sâdâttan olup müceddit olan imâmlar hakkındaki bir tâbirdir. Bu zâtlar esasât-ı İslâmiye ve hakaik-i Kur’âniye ve imâniyenin, dini esasların ve şeriatın muhafazasına çalışan, saltanat işlerine karışmayan mânevi riyâset ve ilim sahibi şahsiyetlerdir. Devamını Oku

  • SİRAC: Işık. Lâmba. Fener. Mum. Kandil. * Şevk veren şey. * Güneş ve ay mânâsına veya Resul-i Ekrem’e (A.S.M.) “Nur saçan” meâlinde verilen bir isimdir.(Hem o Bürhan-ı Hak ve Sirac-ı Hakikat öyle bir din ve şeriat göstermiştir ki, iki cihanın saadetini te’min edecek desatiri câmi’dir. M.) Devamını Oku

  • ISTILAHAT: Istılahlar. İlmî tabirler. Devamını Oku

  • TA’BİRAT: (Ta’bir. C.) Tabirler. İfade şekilleri. Anlatmalar. Devamını Oku

  • ZANN-I KABUL-Ü CUMHUR: Bir hükmün doğruluğunu ekseri müçtehidlerin ve ehl-i reylerin zann derecesinde, yani kuvvetli ihtimal ile kabul etmeleri.(Ümmeti da’vetle teşri’ edemez, fehmi şeriatten olur; lâkin şeriat olamaz. Müçtehid olabilir, fakat müşerri’ olamaz.İcma’ ile cumhurdur, sikke-i şer’i görür. Bir fikre davet etmek zann-ı kabul-ü cumhur, şart-ı evvel oluyor.Yoksa, davet bid’attır; reddedilir, ağzına tıkılır; onda daha Devamını Oku

  • AHZAB: (Hizb. C.) Hizbler, bölükler, kısımlar, gruplar. * Toprağı katı yer. * Kur’ânın kısımları. Hizbleri. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar