SOKRAT Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

SOKRAT kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

SOKRAT: Eski bir Yunan Feylesofu. (M.Ö. 470-400) Vahdaniyete ve ruhun bakiliğine inanmış ve bu fikrini yaymağa çalışmış. "Dünyada yalnız bir şey öğrenebildim, o da hiç bir şey bilmediğimdir." sözü meşhurdur. Devrinin inanışına zıd fikirlerinden dolayı mahkemece kendisine idam kararı verilmiş, baldıran otunun zehirini içirmek suretiyle idam edilmiş. So a Eflâtun, Sokrat'ın fikirlerini müdafaa etmiştir.

Sponsorlu Bağlantılar

SOKRAT ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MUSAMMEM: (Samm. dan) Tasmim olunmuş. Kat’i olarak karar verilmiş. Kararlaşmış. Hakkında karar verilmiş olan. Devamını Oku

  • MÜLTEFET: (Left. den) Kendisine iltifat edilmiş olan. Güler yüz gösterilmiş ve hoş davranılmış. * Ehemmiyet verilmiş. Devamını Oku

  • CERCİS: (A.S.) : (Circis) Taberi tarihine göre: İsâ Aleyhisselâmdan so a gelmiş ve Filistinde yaşamış ve onun şeriatı ile amel etmiş olan bir peygamberdir. Yedi sene içersinde tebliğde bulunarak çok işkencelere maruz kalmış, müteaddid defalar öldürülmüş ve mu’cize ile dirilerek tekrar tebliğ vazifesine devam etmiştir. Kendisine düşmanlık eden kavim ateşle helâk edilmiştir. En sonunda yine Devamını Oku

  • KARAR: Değişmez hâle gelmek. * Sabit ve sakin olmak. * Ne az ne çok olan tam ölçü. Ölçülülük. * Gitmeyip kalmak. * Oturaklı yer. Sâkin olacak yer. * Anlaşılan ve sabit hâle gelen son karar sözü. * Mahkemece verilen son söz ve neticeye bağlama. * Dolanmak. * Ayakları kısa ve çirkin yüzlü bir cins koyun. Devamını Oku

  • MUKARRER: Kararlaşmış. Takrir edilmiş. Karar verilmiş. Kat’i. Şek ve şüpheden beri olan. Muhakkak ve müsellem olan. Anlatılmış. Bildirilmiş. Devamını Oku

  • MECZUM: Kat’i niyet edilmiş, cezmolunmuş. Kat’i karar verilmiş. * Gr: Son harfi harekesiz okunan kelime. Cezimli kelime. (İlim, kilim, kitab kelimelerinin son harflerinin okunduğu gibi.) Devamını Oku

  • MUHAKEME-İ GIYABİYE: Dâvâcılardan biri veya her ikisi de bulunmadıkları hâlde mahkemece verilen karar. Devamını Oku

  • MÜESSER: Tesir edilmiş, kendisine bir şey tesir etmiş olan. Devamını Oku

  • MÜEVVEL: Te’vil edilmiş. Zâhirî mânâdan başka mânâ verilmiş. Tefsir edilmiş olan. Tabir edilmiş. (Bak: Te’vil) Devamını Oku

  • MÜDAFAATEN: Müdafaa ve korunma suretiyle. Devamını Oku

  • YED-İ EMİN: Kanunen güvenilir kimse olarak seçilen şahıs. * Mahkemece kendisine bir şey emanet olunan kimse. * Emniyetli, tehlikesiz ve korkusuz yer. * Hz. Muhammed’in (A.S.M.) bir lâkabı. Devamını Oku

  • MEVHUB: (C.: Mevâhib) (Vehb. den) İhsan edilmiş, verilmiş, hibe olunmuş, bağışlanmış. * Fık: Karşılıksız olarak birine verilmiş. Devamını Oku

  • MEVHUBE: Verilmiş. İhsan edilmiş. Karşılıksız olarak birisine verilmiş mal. Devamını Oku

  • MAKRUZ: (Karz. dan) Ödünç verilmiş. İkraz edilmiş. Borç olarak verilmiş. Devamını Oku

  • MUHARREM: Arabi ayların başı, birincisi. * Haram edilmiş olan. * Bu muharrem ayında Müslümanlıktan evvel Arablar arasında muharebe yasaktı. Bundan dolayı bu isim verilmiştir. * Haram kılınmış, tahrim olunmuş. (Bak: Eşhür-ü hurum) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar