SİTTÎN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

SİTTÎN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

SİTTÎN: (Sittûn) Altmış. 60

SİTTÎN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • SİTT: Hanım. (Aslı seyyidet iken muharref ve âmi arapçada sitt ve sitte olarak kullanılır.) Devamını Oku

  • DAKİKA: (C.: Dakaik) Zaman mikyası olarak bir saatin bölündüğü altmış parçadan beheri. Altmış saniyelik zaman. * İnce fikir, mülâhaza, nükte. * Daire dereceleriyle başka ölçülerde her derecenin bölündüğü parçalar ki bunlar da saniyelere ayrılırlar. Devamını Oku

  • SÂLİS(E): Üçüncü. * Sâniyenin altmışta biri. Devamını Oku

  • SÂLİSÂT: (Sâlise. C.) Sâliseler. Sâniyenin altmışta biri kadar olan vakitler. Devamını Oku

  • SÜTRE: Perde. Örtü. Perdelenecek şey. * Namaz kılarken kıble cihetinde duvar ve sâir olmadığından, önden geçenlerin namaza zarar vermemeleri için, ön tarafa dikilen şey. (En az altmış cm. yükseklik) Devamını Oku

  • ŞAST: f. Altmış. (60) Devamını Oku

  • MENA: İki rıtıl. (İkiyüz altmış dirhem) Devamını Oku

  • SANİYE: Dakikanın altmışta birisi. Çok kısa bir zaman. Devamını Oku

  • VESK: (C.: Evsük) Cem’etmek, toplamak. * Altmış sa’. Devamını Oku

  • RABİA: (Müe.) Dördüncü. * Saatteki sâlisenin altmışta biri. Devamını Oku

  • KEFFARET-İ ZIHAR: Zıhar keffareti.Keffâret-i zıharın vâcib olmasının şartı kudrettir. Muktedir olan, köle azad eder; değilse iki ay oruç tutar, buna da gücü yetmezse altmış fakire yemek verir. (Bak: Zıhâr) Devamını Oku

  • ÂMİL: Yapan. İşleyen. *Sebep. * Vergi tahsiline memur kimse. * Mütevelli. * Vâli. *Gr: İraba te’sir eden yüz şeyden altmışı. (Yalnız ismi mecrur yapanlar yirmi adettir). Devamını Oku

  • KÜHULET: Orta yaşlılık. (35-40 yaş arası) Olgunluk çağı. Bazılarına göre: Yirmibir ile altmış yaşa kadar olan insanın hayat devresi. Veya otuz ile elli arası. Devamını Oku

  • SAAT: Bir günün yirmi dörtte biri, saat. Zaman, vakit. Muayyen, belli bir vakit. Altmış dakikalık zaman. * Kıyâmet. Devamını Oku

  • MİNSER: (C: Menâsir) Yırtıcı kuşların gagası. * Taşçı kalemi. * Yüz ile ikiyüz adet arasında olan asker. * Önlerinde ne bulunur yıkıp yakıp târumar eden asker. * Otuz ile kırk arasında olan at. * Kırktan elliye veya altmışa; ve yüzden ikiyüze kadar olan at. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar