SİNEMATOĞRAF Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

SİNEMATOĞRAF kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

SİNEMATOĞRAF: Fr. Hareket yazmak demek olup kısaltılmış şekliyle sinema demektir.

Sponsorlu Bağlantılar

SİNEMATOĞRAF ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • SİMATOĞRAF: (Bak: Sinematoğraf) Devamını Oku

  • SİSMOĞRAF: Fr: Zelzelenin yerini, saatini, yön ve hızını kaydeden âlet. Devamını Oku

  • SAGAT: Aslı “sagavet” olup, bir cihete meyil demek olan “sagav” masdarından fiil-i mâzi müfred müennesdir. Muzarisi : “tasgi” gelir. ” Velitasgi ileyh”; söz dinlemek veya dikkat edip kulak vermek, imâle-i guş etmek demek olan ısga da, bundan müştaktır. (E.T.) Devamını Oku

  • GÜFTE: Her hangi bir makama göre bestelenen manzume. * Farsça “söylemek” demek olan “güften” mastarından gelen bu tabirin mânası, söylenmiş söz demektir. Devamını Oku

  • ÂLEM-İ MİSÂL: Rüyâda görülen âlem. Dünyada mevcud bulunan bütün eşya ve zuhura gelen bütün ef’âlin aynısı ile müretteb ve mütekevvin olan bir tarzı veya âlem-i ruhâninin bir nev’i. (L.R.)(Gördüm ki: Âlem-i misâl, nihâyetsiz fotoğraflar ve her bir fotoğraf, hadsiz hâdisât-ı dünyeviyeyi aynı zamanda hiç karıştırmıyarak alıyor. Binler dünya kadar büyük ve geniş bir sinema-i uhreviyye Devamını Oku

  • KÜTÜB-Ü SİTTE-İ HADİSİYYE: Hadise dair altı Kitab. Bu eserler en çok tetkik edilmiş, en sahih, en doğru ve mu’teber hadis kitablarıdır.1- Sahih-i Buhâri. Müellifi: Hâfız Ebu Abdullah Muhammed İbn-i Câfii-i Buharî’dir. Sahih hadisleri tesbit için İslâm ilim merkezlerini dolaşmış, hadis âlimlerinden istifade etmiştir. Cumhurun telâkkisine göre Kur’an-ı Kerim’den so a en sahih kitab ve ilim Devamını Oku

  • KİTABET: Yazmak. Kâtiblik. Usulüne göre bir şeyi yazmak. Devamını Oku

  • LÂHAVLE: (Lâhavle ve lâkuvvete illâ billâhil-aliyyil azim” cümlesinin kısaltılmışı ki, “Kuvvet ve kudret ancak Cenab-ı Allah’tadır.” meâlinde olup bir belâ ve tehlike esnasında veya sabrın tükendiğini açıklamak için söylenir. Devamını Oku

  • SÜNAT (SİNÂT): (C.: Sünut Esnât) Sakalı olmyaan veya bir maktar çenesinde olup başka yerinde olmayan köse kimse. Devamını Oku

  • SİNAN-İ ÜMMİ: (Vefatı: Hi: 1075) Halveti Tarikatı Yiğitbaşı kolu ileri gelenlerinden olup Kutb-ül Meâni adında Türkçe mensur bir eseri ile matbu ve müretteb bir divanı vardır. Muhammed Sinan-ı Ümmi, Konya vilâyeti dahilinde Elmalı’dan olup orada dâr-ı bekaya hicret etmiştir. (R. Aleyh) (Osmanlı Müellifleri sh: 187) Devamını Oku

  • SÂHİB-ÜS SEYF: Kılınç sahibi. Maddeten kuvvetli olup, maddi cihad ile vazifeli olan. Devamını Oku

  • SÜLASÎ MEZİD: Esası, kelime kökü üç harften ibaret olduğu halde, başka harfler ilâvesiyle, başka masdar teşkil edilmiş olur. Aslı üç harfli masdar demektir. Devamını Oku

  • TAKRİZ: (Karz. dan) Ödünç vermek. * Bir şeyi veya bir eseri beğendiğini söylemek. Beğendiğini bildiren yazı yazmak. Bir eserin takdir ve tahsin edildiğini bildiren yazı yazmak. Devamını Oku

  • TESRİB: Esasen işkembeden içyağını ayırmak demek olup, mecâzen: Tekdir ve muaheze mânasına kullanılır. * Darılma. Ayıplama. * Başa kakma. Devamını Oku

  • CÜNAH: Bir şeyi basıp meylettiren sıklet demek olup, harec, sıkıntı ve alel-ıtlak ism-i vebal mânasına da gelir ki, “günah” kelimesinin aslı budur. (E.T.) (Bak: Günah) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar